YARADILIŞ HİKAYELERİ

Her kültürün yaradılışı açıklama girişimi olan öyküleri vardır. Bunlar çoğunlukla olayların yaşandığı şekilde dökümleri olmayıp daha derin bir gerçeğin sembolik anlatımı olarak algılanabilir.

Çoğu yaradılış öyküsünün kökenleri zaman içinde kaybolmakla birlikte aralarında pek çok ortak tema mevcuttur. Genelde bir yaradılış öyküsünün olduğu yerde, yeni bir başlangıç ifade eden, daha önce var olmuş her şeyi silip götüren büyük bir Tufan hikayesi de vardır. Diğer öyküler kendilerine özgü sembolik anlamlarla tanrıların işleri, yarı tanrılar ya da hayvanlar gibi konular içerir.

Birleşmeler ve Yumurta:

“Doğum” kavramı çoğunlukla sembolik ana baba figürleri ile birlikte çeşitli yaratılış öykülerinde karşımıza çıkar. Sözgelimi Yunan mitolojisinde Ana Tanrıça “Gaia” ile Gök Tanrısı “Uronos”un birleşmesi tek bir evren anlamına gelir. Onların da diğer şeylerin yanı sıra bitki ve hayvanları yaratan pek çok çocuğu olur.

Diğer bir tema da evreni simgeleyen yumurtadan çıkan yaşamdır. Çin yaratıcısı “P’an Ku” böyle bir yumurta üzerinde kuluçkaya yatar ve maddeyi Ying-Yang, Güneş-Ay ve Su-Toprak olarak düzenler. Yumurta çatlarken o da ölür. Bir Fiji mitinde Şahin “Trukawa”nın içlerinden bir oğlan bir de kız çıkan iki yumurta yumurtlayışını anlatır. Yılan “Degei” onlara konuşmayı, ateş yakıp yemek pişirmeyi öğretir ve onlar için yiyecek yaratır.

Kaostan Düzene:

Çeşitli yaradılış hikayelerinde büyük bir gücün kaostan düzen yapması tasvir edilir. Babil mitolojisinde bu kaosu tanrıların ve yer altındaki suları simgeleyen canavarların şiş karınlı anası “Tiamat” temsil eder. Onun gövdesinden göğü, belden aşağısından da yeri yaratan tanrı “Marduk”, Tiamat’ı öldürür. Tiamat’ın gözyaşları Fırat ve Dicle’nin suları olur.

Pek çok Hindu yaratılış efsanesinden birinde “Vişnu” engin bir okyanus üzerinde süzülürken ebediyeti simgeleyen yılan “Ananta”nın üzerine uzanır. Vişnu, ilksel sulardan evreni yaratan “Brahma”yı doğurur. Vişnu’nun yıkıcı bir yönü olan “Rudra” ortaya çıkıp her şeyi yuttukça okyanusta yeniden canlanır. Bunun ardından yaratıcı Vişnu, “Anantasayana”yı uyandırır ve döngü yinelenir.

Bir Tanrı Tarafından Yaradılış:

Dinsel bir inancın dayanağı genelde mutlak güç sahibi bir tanrının dünyayı hiçten var ettiği fikridir. Eski Ahit’te tanrının dünyayı sadece altı günde yaratışı, onun her şey üzerindeki gücünü simgeler. Yahudiler Şabat’ı O’nun çalışmasının ardından dinlendiği yedinci gün olarak idrak ederler. Sih, Müslüman ve Maya yaradılış öyküleri de daha önce hiçbir şeyin var olmadığı evreni yaratan bir ya da daha fazla yüce varlığa dayanır.

-Gaia: Yunan tanrıçası Gaia “Toprak Ana”yı temsil ederdi. Çok sayıda tasviride doğa ortasında yarı çıplak ya da topraktan yeni belirmekte olarak gösterilmiştir.

-Taimat: Asur Yaradılış Tabletlerinden bu sahnede Marduk’un Tiamat ile Savaşı görülüyor. Bu savaş, düzenin kaosu yenerek yerle göğün yaradılışını simgeler.

-P’an Ku: Kozmik bir yumurta üzerinde sembolik olarak 18.000 yıl boyunca kuluçkaya yatan P’an Ku evreni yaratmıştır. Yumurta çatladığında ölürken kolları ve bacakları da yeryüzü şekillerini oluşturur.

Kaynak: (Görseller hariç) KATHRYN WİLKİNSON / Semboller ve İşaretler / Alfa Yayınları


*Daha fazlası için lütfen kitabı okuyunuz.