PLÜTON
PLÜTON

Plüton gezegeni bir enerji devi, “Yüce Adalet” yörüngesidir. Plüton yıkıcı dönüşümlerden sorumludur. Bir insanda, bir hayatı kurtarmak, tehlikeden kaçmak, acil bir durumda harekete geçmek gerektiğinde ruhun gücünü ortaya çıkarır. Plüton’un gücünü dünya liderlerinin ve şeflerin karakterlerinde görürüz.

Astronomik Olarak Plüton

Plüton, buzlu bir kabuğa sahip kayalık bir gövdesi olan küçük, soğuk bir gezegendir. Gezegen, güçlü bir teleskopla bir nokta olarak görülebilir.

Plüton açık kahverengi renktedir. Gezegenin bir tam yörüngeyi tamamlaması 250 yıl sürer. Keşfedildiğinden beri Plüton tam bir dönüşün yarısını bile tamamlamamıştır.

Plüton’un iç kısmı muhtemelen kaya ve buzdan oluşur. Plüton’un alanı Rusya’nın alanıyla karşılaştırılabilir – 17,7 milyon km. Plüton’un kütlesi Dünya’nın kütlesinden neredeyse altı kat daha küçüktür. Gezegenin atmosferi buzun yaydığı gazlardan oluşur: metan, nitrojen. Ortalama sıcaklık -223 derecedir. Plüton’un beş uydusu vardır. Bunların en büyüğü Charon’dur. Adını ölülerin ruhlarını yeraltı dünyasına taşıyan Charon’dan alır.

Bu uzay cismi, 1930 yılında Amerikalı gökbilimci Clyde Tombaugh tarafından keşfedildi. O dönemde bilim insanları, Neptün’ün yörüngesinin ötesinde bulunduğunu ve gezegenlerin hareketini etkilediğini düşündükleri “dokuzuncu gezegeni” arıyorlardı. Plüton’u keşfettikten sonra Tombaugh ve meslektaşları, bu dokuzuncu gezegeni bulduklarına inandılar ve uzay cismi 70 yıldan fazla bir süre resmi gezegen listesinde yer aldı.

Ancak 1990’ların başından beri bilim insanları, bu gök cisminin gezegen tanımına uyup uymadığı konusunda tartışmaktaydılar. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), 2006 yılında bir gezegenin sahip olması gereken üç temel kriteri belirledi ve bir gök cismi aşağıdaki koşullardan en az birini karşılamıyorsa gezegen olarak adlandırılamazdı;

  • Güneşin etrafında dönüyor olmalı,
  • Kendi kütleçekimi ile yuvarlak bir şekil alabilecek kadar büyük bir kütleye sahip olmalı,
  • Yörüngesini temizleyebilmeli; yani Güneş etrafındaki yörüngesindeki diğer büyük cisimleri temizleyecek kadar güçlü bir yer çekimine sahip olmalıdır.

Plüton’un cüce gezegen statüsüne düşürülmesinin ana nedeni yörüngesini temizlemeyi başaramamasıydı.

Plüton’un yörüngesi Neptün’ün yörüngesiyle kesişiyor ve Neptün’ün ötesinde bulunan Kuiper Kuşağı’nda asteroitler, cüce gezegenler ve binlerce başka nesne bulunuyor. Plüton’un yerçekimi diğer büyük gövdeleri yörüngesinden “temizlemeye” yetecek kadar güçlü değil.

IAU’nun ana kriterlerinden biri olmasa da Plüton’un boyutu da gezegen statüsünden düşürülmesinde bir rol oynuyordu; Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenlerle karşılaştırıldığında çok küçük bir gezegendi; çapı yaklaşık 2.377 kilometre, bu da Dünya’nın çapından yaklaşık 5,5 kat ve Ay’ımızın çapından bile daha küçüktü.

Bilim insanları ayrıca bu gök cisminin tam teşekküllü bir gezegen olamayacak kadar küçük bir kütleye sahip olduğunu keşfettiler; bu da onun Kuiper Kuşağı’ndaki diğer cüce gezegenlere benzerliğini doğruladı. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte gökbilimciler, Eris, Haumea, Makemake gibi Plüton’a benzer özelliklere sahip Kuiper Kuşağı’nda giderek daha fazla nesne keşfetmeye başladılar. Örneğin Eris, kütle bakımından Plüton’dan daha büyüktür ancak o da bir gezegen olarak adlandırılamaz, çünkü IAU’nun üçüncü kriterini karşılamamaktadır. Plüton’a benzer yeni nesnelerin keşfiyle bilim insanları, onu bir gezegen olarak kabul etmenin Güneş Sistemi’ni çok kafa karıştırıcı hale getireceği sonucuna vardılar.

Değişen statüsüne rağmen Plüton’un keşfedilmeye değer, heyecan verici bir konu olmaya devam etmesinin sebepleri;

  • Atmosferin varlığı,(Güneş’ten uzaklaştıkça donan ve yüzeye yerleşen azot, metan ve karbon monoksitten oluşan ince bir atmosferi vardır.)
  • Sıra Dışı Uydusu, (Plüton’un uydusu Charon, Plüton’un kendisi kadar büyüktür ve bilim insanları onun çift cüce gezegen olduğuna inanmaktadır.
  • İlginç jeolojisidir (2015 yılında NASA’nın New Horizons uzay aracı, Plüton’un detaylı fotoğraflarını göndererek, büyük buz ovalarının, dağların ve olası kriyovolkanik aktivite izlerinin (lav değil, buzlu gazlar püskürten volkanlar) varlığını gösterdi.)

NASA uzmanlarının Plüton’da çekilen fotoğraflarda gözlemlediği kırmızımsı ton, bu cüce gezegenin aktif gayzerlere, yani uzaya fırlatılan su jetlerine sahip olduğunu göstermektedir ve yüzey buzunun bileşimi bilim insanlarına dünya dışı organizmaların varlığını da düşündürmektedir.

Plüton Kültü

Plüton, yeraltı zenginliklerinin ve ölüler dünyasının yüce tanrısıdır.

En uzak ve soğuk gezegene Plüton (Latince Plüton – zengin) adı verilmiştir. Mısır mitolojisinde ölülerin tanrısı Osiris’ti, İskandinavlarda Hel, Japonlarda Emma, Hindularda Yama.

Pylos’ta var olduğu bilinen tek tapınak, yeraltı tanrısının onuruna inşa edilmiştir. Yılda bir kez açılırdı; tapınağa yalnızca rahiplerin girmesine izin verilirdi. Bu, ölümlülerin ölümden sonra yeraltı dünyasına yalnızca bir kez erişebilmeleriyle açıklanır.

Ölüm tanrısına siyah hayvanlar ve mücevherler kurban edilirdi. Antik toplumların özel zamanlarında ya da hayat tehlikedeyken, insan kurbanları yapılırdı.

Mitolojide Plüton

Plüton hakkındaki mitler, bu gezegenin sembolize ettiği dünya prensibinin etki mekanizmasını anlamamıza yardımcı olur.

Antik Roma efsanelerinden Pluton’un babasının, devrilme korkusuyla yavrularını yiyen Satürn (Kronos) olduğu bilinmektedir. Annesi Opa (Gaia) üçüncü oğlu Jüpiter’i (Zeus) kurtarmayı başarmıştır. Jüpiter (Zeus) büyüdüğünde, kardeşlerini ve kız kardeşlerini Tartarus’tan kurtararak Satürn’ü (Kronos) gerçekten devirmiştir. Titanlarla yapılan savaştan sonra tanrılar kura çekmiştir. Kardeşlerin en büyüğü olan Pluton’a ölülerin gölgeleri ve tüm yeraltı dünyası üzerinde güç verilmiştir. Tanrının kendisi kimseyi yok etmemiş, ölüm getirmemiştir. Misafirperver bir ev sahibidir. Ölüler dünyasındaki herkesle tanışır, kimseyi dışarı çıkarmazdı. “Arp” sesinden ve Orpheus’un üzüntüsünden etkilenmiştir. Apollon’un oğlu Orpheus, karısı Eurydice için Plüton’un yanına inmiş ve onu serbest bırakmasını istemiştir. Pluton buna izin vermiş ancak Orpheus’a bir koşul koymuştu; “asla geriye bakmaması”. Orpheus bu koşulu yerine getiremedi. Sessizce, bir gölge gibi onu takip eden Eurydice’yi göremeyince arkasını dönüp geriye baktı ve Eurydice anında, ölüler krallığına geri fırlatıldı. Jüpiter (Zeus) Orpheus’a ölüler dünyasının sırlarını kimseye söylememesi için yıldırım fırlattı.

Pluton (Hades), sakallı, başında taç, elinde asa ve anahtar olan olgun, güçlü bir adam olarak tasvir edilmiştir. Yeraltı dünyasının acımasız ama adil kralı, insanlığın düşmanı değildi. Daha ziyade bilinçaltı şeylerin, utanç verici düşüncelerin, işe yaramaz duyguların, saklamak istediğiniz her şeyin bekçisiydi.

Plüton nadiren yüzeye çıkardı, ancak muhteşemdi; siyah atların çektiği bir arabada dik bir şekilde dururdu. Dünyayı inceler, depremlerden ve volkanlardan sonra ışığın yeraltı dünyasına geçebileceği çatlaklar arardı. Bu yürüyüşlerden birinde, bahar ve güzellik tanrıçası ve Jüpiter’in (Zeus) kızı olan Proserpina’yı (Persephone) fark etti. “Kikloplar”ın yardımıyla ve görünmezlik şapkasını takarak Proserpina’yı yeraltına kaçırdı. Annesi, bereket tanrıçası Ceres (Demeter) o kadar üzgündü ki görevlerini unuttu ve Dünya’da yağmur durdu, kıtlık başladı. Halk, kızı Proserpina’nın dönmesine yardım etmesi için Jüpiter’e (Zeus) dua etti. Tanrılar, Proserpina’nın yılın üç çeyreğini Dünya’daki annesini ziyaret ederek ve yılın dörtte birini kocasıyla yaşayarak geçirmesine karar verdiler ve bu şekilde mevsimlerin değişimi ortaya çıktı. Yaz, ilkbahar ve sonbaharda annesiyle yaşadı ve doğa çiçek açtı. Kışın kocası Pluto ile yaşadı.

Pluto ve Proserpina’nın çocuğu yoktu ama birbirlerine sadıktılar.

Plüton’un Sembolü

Madde dünyanın temsili olan haçın üstünde, kısmen ruhu (çemberi) içeren açık bir hilal (Ay), insanın diğer dünyayla bağlantısını sembolize eder. Ellerini kaldırmış, Tanrı’dan bir mesaj almaya hazır bir adam figürüne de benzer.

Plüton Sembolü

Pluto’ya (Hades) esaretten kurtardığı “Kikloplar” tarafından sihirli bir (miğfer ve iki uçlu bir dirgen) asa verilmişti; miğfer giyen kişiyi görünmez kılıyordu. Pluton’un gücünün büyük payı bu asadaydı. Bir felaket veya salgın meydana gelirse, bu kötülüğü asasıyla yeraltı dünyasına geri gönderirdi. Sadık köpeği “Cerberus” sıklıkla onunla birlikte tasvir edilirdi. Yeraltı dünyasını korurdu.

Astrolojide Plüton

Astrolojide Plüton bilinçaltını yönetir; kişisel yeraltı dünyamızdır. Ölüm ve yeniden doğuştan sorumludur, hem devletler hem de insanlar arasındaki güç mücadelesini anlatır. Plüton kötülük getirmez; hayatı değiştirir, gereksiz şeyleri ortadan kaldırır, yeni şeylere ve insanlara yer açar.

Bu gezegenin enerjisi bir Anka Kuşu olarak düşünülebilir. Yeniden doğmak için kendini küle çevirmeyi temsil eder. Ruhsal olarak güçlü olanlar denemelerden geçer ve daha da güçlenirler. Plütonik olaylar ruhsal olarak zayıf olanlar kişilerde kırılmalar yaratabilir.

Plüton Gezegeninin Enerjisel Özellikleri

Plüton cinselliği, cinsel organları, genleri, hücre bölünmesini yönetir.

  • Akrep burcunu yönetir;
  • Metal; plütonyum (kemoterapide kullanılır);
  • Psikolojik savunma mekanizması; manipülasyon,
  • Hastalıklar; onkoloji, otoimmün hastalıklar;
  • Haritada hangi alanda dönüşüm yaşanacağını; nerede gözyaşı, kayıp, üzüntü, ani bir dönüş olacağını gösterir;
  • Ölülerin nasıl gömüleceğini insanlara öğreten ilk kişi olduğu kabul edilir;
  • Sayı; 10,
  • Renk; bordo, siyah,
  • Bitkiler; zehirli bitkiler,
  • Taşlar; siyah inciler,
  • Temsil ettiği kişiler; peygamber, falcı, mümin, dolandırıcı, edilgen, zayıf kişi, büyücü, yalancı, kurnaz kişi, reis, önde, girişimci, psikolog, reformcu, savcı gizli servis ajanı, kasap, patolog, arkeolog, mağara bilimci.

Zayıf yerleşimli Plüton’a sahip kişiler korkulara takıntılıdır, bu da histeri, fanatizm, nevrotik hastalıklar, gücü kötüye kullanım gibi sonuçlara yol açabilir. Bu kişiler kara büyüye yatkınlık, çeşitli zehirlere (radyasyon dahil), virüslere (AIDS) karşı duyarlılık gösterebilir. Genellikle ebeveynlerle ilişkilerde kazanma arzusu ve hırs hissettirir. Örneğin parası olan insanlara, akrabalara karşı baskın bir kızgınlık duygusu, üzgün, küskün, melankolik bir mizaç ve geçmişten kopamamak verir. Bu kişilerin geçmişlerinde çocukluk sırları vardır; örneğin ebeveynleri alkolik veya parlak hayalleri mahveden güçlü dayatmacı kişiler olabilir. Hayatta kalmaları, durum hakkında bilgi sahibi olmalarına, tepki verme ve bir sır saklama yeteneklerine, duygularını göstermemelerine, insanlara güvenmemelerine bağlı olarak mümkün olabilmiştir. Bu insanlar çoğu zaman yalnızdırlar.

Güçlü Yerleşimli Plüton’a sahip kişiler kolayca risk alırlar. Aşk için her şeyi feda eder, acı ve ızdırap yoluyla bile olsa dünyayı birebir deneyimleyerek tanımak isterler. Ölümle dans ederek bile olsa kendini tanıma, hayat algılarını genişletmene gücü bulurlar.

Gizli yeteneklere, dünyasal enerjileri anlama becerisine ve diğer insanlar üzerinde “manyetik” etkiye sahiptirler. Nasıl hükmedeceğini, kazanacağını ve yenilgiyi kabul edeceğini bilirler. Bu küçük gezegenin bir kişi üzerindeki etkisi fark edilmeden gerçekleşir; etkisinin farkına varılması, olay meydana geldikten sonra gerçekleşir. Haritalarımızdaki Plüton dengede ve olumlu çalışılırsa, o zaman sıkıntıda olanlara yardım etme yeteneği ortaya çıkar, kişinin hayatı için oluşabilecek tehlikelerden izole eder; zor zamanlarda daima bir yardım eli uzanır. Plüton ayrıca kişiye; talihsizliklerde yardım etmek, kayıp insanları aramaya katılmak, risk almak, bir suça tanık olmayı kabul etmek, itirafın sonuçlarından korkmamak gibi cesaret gerektiren konularda da güç verir.

Plüton, bir ruh eşi bulmaktan, yeni bağlantılar kurmaktan ve iletişim kurma yeteneğinden sorumludur. Hayatımızda dizginlenmesi gereken güçlerin eylemini gösterir.

Plüton Enerjisini Pozitif Kullanmak İçin:

Bir kişi Pluton’un enerjisini bilinçli olarak kontrol edemez. Kişinin geri döndürülemez gücünün etkisine karşı tutumunu değiştirmesi mümkündür. Bunu yapmak için şunlar gereklidir:

  • Ruhsal olarak büyümek, titreşimlerinizi yükseltmek; kendi ölümlülüğünüzü fark etmek, bir bakımevinde gönüllü olarak çalışmak,
  • Vazgeçmeyin, sorunları ertelemeyin ve başarısızlıklardan saklanmayın; zor durumlardan her zaman bir çıkış yolu arayın,
  • Psikologlardan, ezoterikçilerden, aydınlanmış kişilerin kitaplarından tavsiyeler alın,
  • birisinin size bir şey vermesini beklemeyin, her insanın özgürlüğünü ve karmasını fark edin,
  • İnsanları manipüle etmeyin, sınırlarını ihlal etmeyin,
  • Küskün ve duyarsız olmayın; bu durum sorunların birikmesine yol açar.

Bir şeyi saklamaya çalışıyorsanız, Pluton sırların açığa çıkması için tüm koşulları yaratacaktır. Ve kendiniz hakkında daha derin gerçekleri arıyorsanız, Pluton yolu aydınlatabilir. Pluton’un enerjilerinin etkisi altında, bir kişi görüşlerini değiştirir ve hayatını keskin bir şekilde değiştirir.

Yıkım her zaman olumsuz değildir. Ormancılıkta kontrollü yakmaya izin verilir. Ormanın gelişmesine izin verir, iğne yapraklıların kozalaklarını açar, böylece toprakta büyüyebilirler. Plüton geçmişimizin küllerinden yükselmemize, Kendimizi keşfetmemize yardımcı olur.

Üzerinde yaşadığımız Dünya’nın enerjilerini de iyiye kullanırsak, kozmik bedenlerin maksimum desteğini hissedebiliriz. Bu durum yaşamı sadece maddi anlamda değil, manevi olarak da başka bir seviyeye taşıyacaktır.

Hazırlayan,
Burcu Özkurt