“Lanet, kişinin bir nimetten mahrum kalması, çeşitli sıkıntılara maruz kalmasıdır.”
Lanet, insanların hayatlarındaki çeşitli etkenlere bağlı olarak otomatik olarak tetiklenir. Hemen veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Lanet bir devlete, bir halka, bir şehre, bir sınıfa, bir aileye veya bir kişiye uygulanabilir. Belirli bir kişiye, onun faaliyet alanına, ailesine ve soyundan gelenlere, yeterli enerji gücüne sahip ve o anda lanetinin hedefine karşı yoğun bir nefret veya kıskançlık içinde olan biri tarafından yapılabilir.Lanetin etkisi lanetlenen kişinin sağlığına, evcil hayvanlarına, mallarına, evine, ikametgahına ve iş faaliyetlerine kadar uzanabilir.
Lanet nasıl ortaya çıkar?Lanet her zaman yıkım ve ölüm zehriyle dolu kelimelerden oluşur. Lanet sezgisel olarak yapılır, içten bir yerden gelir. Lanet eden kişi sadece “Lanet olsun” diyebilir ya da kurbanına ne olacağını ayrıntılı bir şekilde anlatan daha ayrıntılı bir cümle kurabilir. Bazen bir lanetin sözleri masum ve örtülü görünebilir; “Her şey gönlünce olsun!” der kişi ancak zihninde tam tersini istiyor olabilir.
Ama asıl mesele, tatlı sözlerin altında gizlenen zehirli kötülüktür. Ortada hiçbir sebep yokken size işinizde iyi şanslar dileyen, yolda emniyet veya karşılıklı sevgi dileyenlere karşı dikkatli olun; saçma ama nazik dileklere siz de aynı şekilde karşılık verebilirsiniz: “Aynı şey sana da olsun!”, “Senin de başına gelsin!” diyebilirsiniz.
Lanetin belirtileri Nelerdir?- Sağlıkta ani bozulma,
- İşlerin ve planların aniden bozulması,
- Görünümde ani bozulma (örneğin, ani zayıflama veya obezite),
- İnsanlarla ilişkilerde aniden kötüleşme,
- Mutlu bir evliliğin aniden yıkılması.
Aslında, gerçek ebeveyn lanetleri çocuklara yerleşmiş yıkıcı programlardır. Bu programlar, ebeveynlerin kendi yaşam senaryolarıyla pekiştirilen, sık sık tekrarlanan veya belirli önemli anlarda söylenen güçlü-negatif sözlerin sonucunda gerçekleşebilir. Ebeveyn lanetleri illa ki büyülü sözler değil, nesilden nesile aktarılan sözler ve inançlardır. Bu “lanetler” dünya görüşümüzü şekillendiren ve hayat kararlarımızı etkileyen görünmez zincirler haline gelebilir.
Çocukların manevi ve ahlaki eğitimi, doğru bir şekilde uygulanan ebeveyn otoritesine dayanır. Bu otorite olmadan, ebeveynler çocuklarına karşı görevlerini yerine getiremezler. Ancak birçok ebeveyn çocuklarının hayatlarında kalıcı yıkımlar oluşturacak öfke ve olumsuz niyet cümlelerini kolayca kurabilecek kadar körlük içindedir. Kötü niyet içeren lanetler hedeflerine ulaşırsa, bu çocuklar için büyük bir felaket olur. Lanet sessiz ve süreklidir, kendini bir şaka veya eğitici bir konuşma kılığına sokar, ama özü basittir: bu, çocuğun kişiliğinin tamamen değersizleştirilmesi, sıfırlanmasıdır.
2 – Soy LanetiÇoğunlukla, bir aile laneti miras yoluyla çocuklara aktarılır. Soy laneti, nesilden nesile aktarılan bir sorundur. Sonuçta, bir kişi kesinlikle her şeyi ebeveynlerinden alır . Bu, onlardan yalnızca görünüşünü, karakterini, mizacını, sağlığını değil, aynı zamanda bazı hastalıkları, örneğin belirli hastalıklara yatkınlığı da miras aldığı anlamına gelir. Bu sorunlar “soy laneti”nin de belirtileri olabilmektedir. Sebep-sonuç yasasına göre, kişi ne ekerse onu biçer.
Bir kişinin tam da bu ailede, tam da bu insanlara, tam da bu zamanda, tam da onlardan tüm iyiliği ve tüm kötülüğü alarak doğması; tüm bunları kader programında yazılı olarak taşıdığı anlamına gelir. Ne yazık ki çoğu insan bu yasayı tanımaz veya kabul etmez ve insan büyüyüp kendini, hayatını, etrafındaki her şeyi anlamaya başladığında, haksız yere ebeveynlerinin sorunlarını miras aldığını (ve herkesin böyle sorunları olduğunu) düşünür. Şimdi tüm hayatı boyunca bu sorunların bedelini ödemek zorunda kalmasının kendisine haksızlık olduğunu düşünür. En yakınları bile haksız yere ona kötülük yapmışsa, etrafındaki tüm dünyanın doğal olarak ona düşman olduğuna inanır.
Kendini kötü hissettiğinde, bunun sebebini kendisinde, düşüncelerinde ve davranışlarında değil, etrafındaki insanlarda arar. Böylece kişi, etrafındaki her şeye düşmanca yaklaşmaya, kötülük ekmeye ve durumunu daha da kötüleştirmeye başlar. Ancak “Soy Laneti”, bir kişinin yaşam kader planındaki hakedişlerinin gereği içine doğduğu bir programdır.
Soy Lanetinin Belirtileri:- Ailede parayla ilgili talihsizlik.
- Ailede suç niteliğinde sorunlar.
- Genetik yatkınlığı olmayan kalıtsal hastalık.
- Aile soyunu devam ettirememe (kısırlık).
- Nesilden nesile tekrarlayan düzensiz kişisel yaşam.
- Kalıtsal intihar eğilimi.
- Ailede erken ölümler.
- Ailede sık yaralanmalar ve kazalar.
– Soruları “evet” veya “hayır” olarak cevaplayın.
- Ailenizde beşinci kuşağa kadar olan atalarınızın isimleri bilinmemektedir.
- Aile içinde, kavgalar sırasında sık sık şu sözler duyulur: “Ben senin oğlun (annen, kız kardeşin, baban vs.) değilim.”
- Aile üyeleri miras paylaşımı sebebi ile mahkemelik olur.
- Aile, babalarının eşiğinden gönüllü olarak vazgeçer (“Bir daha bu eve adım atmayacağım”).
- Ailede çok sayıda tutuklu var.
- Ailede çok sayıda dul kadın ve dul erkek var.
- Ailede dilenci veya çok fakir kişiler var.
- Ailede (özellikle kuşaktan kuşağa) alkolikler ve uyuşturucu bağımlıları bulunmaktadır.
- Ailede intiharlar var.
- Ailede kısırlık sorunu yaşanıyor.
- Ailede onkoloji var.
- Zihinsel engelliler, Down sendromlu hastalar ve oligofrenikler var.
- Uzuvlarda doğuştan gelen kusurlar var.
- Ailenizde yalnız yaşamak zorunda kalan insanlar var.
- Atalarınızdan birinin sürgüne gönderildiğine, baskı altına alındığına dair bir bilginiz var.
- Ailede ölü doğan çocuklar var.
Sonuç: Üç olumlu cevapla, ailenin yedinci nesle kadar lanetlenmiş olma olasılığı neredeyse %100’dür.
Burcu Özkurt
