Pek çok farklı kültürün kaynaşması sonucu Hinduizm’de tanrı ve tanrıçalar bolluğu olmuştur. Tanrıların her biri evrensel ya da tüm varlık olan Brahman’ın farklı bir yönünü temsil eder. Örneğin Vişnu korunmanın, Brahma ise yaradılışın simgesidir. Kimi tanrılar Şiva’nın dansı (Şiva Nataraja) gibi anlamlı pozlarla özdeşleştirilir ve hepsi sembolik nesneler taşır. Her tanrının doğayla bir oluş ve hayvani tutkulara egemen olmayı simgeleyen farklı bir hayvan “vahana”sı (binek) vardır.
Şiva Nataraja: Burada bir ateş çemberi içinde Şiva, “Nataraja” dans duruşunu almış. İlahi görevlerinden biri de doğum, ölüm ve yeniden doğuş döngüsü boyunca dans etmektir. Dalgalanan saçları Ganj ırmağını temsil ederken cehalet simgesi bir cüceye basar.

Şiva – Nataraja heykelleri sembolizmi © Zafer Bozkaya
Şiva ile Parvati’nin Düğünü: Şiva’nın eşi Parvati’dir. İkisinin de sert yanları vardır ama burada hizmetkarlarla çevrelenmiş ve Şiva’nın bereket simgesi ak Boğası Nandi’ye (“mesut”) binmiş sevecen bir çift olarak tasvir edilmişler.

Şiva Bhairava: Düşmanları imha eden Şiva Bhairava, Şiva’nın yok edicilikle özdeşleşmiş vahşi yönüdür.

Vişnu: Çoğunlukla koyu tenli ve sarı giysiler içinde tasvir edilen Vişnu her elinde farklı bir nesne taşır. Deniz kabuğu yaradılışın, lotus yaratma ve saflığın, asa yetkinin, disk ise varoluş çemberi ya da düşünce hızının simgesidir. Sonsuzluk sembolü çok başlı kozmik yılan “Ananta”, Vişnu ile yakın ilişkilidir.

Vişnu Anantasayana: Burada görüldüğü gibi yılan “Anantasayana” üzerinde dinlendiğinde “Vişnu Anantasayana” adını alır. Zamanın başlangıcında Süt Okyanusu üzerinde sürüklenirken bir Lotus üzerinde oturan tanrı Brahma, Vişnu’nun göbek deliğinden ortaya çıkarak her “Kalpa”da (4.320 milyon yıl) yeniden yaratır.

Krişna: Çoğu Hindu için Krişna en çok saygı gören tanrıdır. Genellikle mavi tenli tasvir edilir ve çocuk, çoban ya da doğa tanrısı olarak ortaya çıkabilir. “Bhagavad Gita”da sevgi ve görevin doğasını aydınlatan büyük bir bilgedir.

Brahma: Diğer tanrıların tersine Brahma’nın silahı yoktur. Bunun yerine kutsal bir metin, yaşam sularını temsil eden bir su kabı, zamanın ebedi döngüsünün simgesi bir tespih ile kurban Töreni sırasındaki törensel arınma için bir de kaşık tutar. Bineği kaz ya da kuğudur.

Sadaka Çanağı: Aydınlanmasının ardından Buda sırtında basit bir giysi, elinde sadaka çanağı ile bütün maddi şeylere arkasını dönmüştü. Keşişlerin gözünde de sadaka çanakları tevazu hatırlatıcısı iken sadaka verenler için merhamet eylemlerinin karşılığı edinecekleri iyi karma anlamını taşır.

Aum(Om): A, U ve M sesleri üç “guna” (öz, hareket ve atalet) ile üç esas Hindu tanrısı Brahma, Şiva ve Vişnu’dan oluşan “Trimurti”yi simgeler. “Aum”, güç ya da sesler olan bütün kutsal mantraların tohumudur.

Kuzey Hindistan’da, İ.Ö. 6. yy. ortalarında Prens Siddhartha acı ve “samsara”dan, yani sonsuzluğun ve yeniden doğuş çemberinden özgür bir hayat arayışında dünyevi yaşamını terk etti. Meditasyon ve Çilecilik yoluyla bu amacına ulaştığında “Buda” ya da “Aydınlanmış Kişi” oldu. Bu Budist sanatı, onun öğretilerini simgeleyen ve Budizm’in karmaşık doktrininin farklı farklı yönlerini görsel olarak özetleyen pek çok sahne ve beden duruşu içerir.
Sekiz Uğurlu Sembol: Budizmin kaynağı Hint ikonografisinden alınma sekiz uğurlu sembolü çok eskidir. Her biri Budist öğretimin bir yönünü temsil etmekle birlikte yüklenen anlamlar ülkeden ülkeye değişebilir. Resim, seramik ve vernik işlerinde sıkça yer aldıkları Tibet, Nepal ve Çin’de çok popülerdirler. Koruma ve iyi niyet simgesi olarak ritüeller sırasında tek başlarına ya da çiftler, gruplar halinde yer alırlar.
- -1 Altın Balık: Aydınlanmış kişinin özgür ve korkusuzca hareket etme yetisini simgeleyen altın balık Hindistan’ın iki kutsal ırmağı Ganj ve Yamuna’yı da temsil eder.

- -2 Güneş Şemsiyesi: Spiritüel güç sembolü Güneş Şemsiyesi ritüel ve geçit törenleri sırasında tanrı tasvirleriyle önemli kişiler üzerine tutulur.

- -3 Deniz Kabuğu: Beyaz bir deniz kabuğu kuvvet, yetki ve öğretimin gücü anlamına gelir ve “Dharma” gerçeğine ses verir.

- -4 Çizim: Dik açılı çizgiler Buda’nın bilgisi ile şefkat ve bilgeliğin bir oluşunu simgeleyen sonsuz bir düğüm oluşturur.

- -5 Alem: Bu sembol zihnin içsel negatif güçler, Buda öğretisinin de zararlı etkiler üzerindeki zaferinin ifadesidir.

- -6 Vazo: Çok bilinen bu simge bolluğu temsil eder. Bu durumda Buda’nın sınırsız bilgeliği ile spiritüel zenginliğinin ifadesidir.

- -7 Teker: Buda’nın ilk vaazında Yasa Çarkını çevirmesini simgeler.

- -8 Lotus: Lotus saflık sembolüdür çiçek açması da erdemli eylemler anlamına gelir.

Yasa (Dharma) Çarkı: Önemli bir ikon olan “Dharma Çarkı” Buda’nın öğretisini, ondan parçaları da uygulamanın farklı yönlerini işaret eder. Bordürü konsantrasyon, okları bilgelik, göbeği disiplin anlamına gelir. Dharma Çarkının kolları Nirvana’ya giden Sekiz Aşamalı Asil Yol’u (doğru anlayış, doğru düşünce, doğru konuşma, doğru eylem, doğru rızk, doğru çaba, doğru farkındalık ve doğru konsantrasyon) simgeler.

Dua Tekeri: Kökeni Tibet geleneği olan dua tekerleri duaları simgeler. Üzerleri ve içlerine yerleştirilen yapraklar Mantra adı verilen kutsal dizelerle işlidir. Tekerin her dönüşü Mantranın bir kez zikredilmesine karşılık gelir.

Bodhi Yaprakları: Buda aydınlanmaya bir Bodhi ağacı altında ulaşmıştı. Bu, ağaç ve yapraklarının ruhsal adanmışlık işaretleri haline gelmesine neden olmuştur. Dünyanın dört bir yanındaki Budist merkezlerde sembolik bir hatırlatıcı olarak Bodhi ağaçları yetiştirilir.

Görünüm: Safran rengi ya da kırmızı giysileri ve traşlı kafalarıyla ayırt edilen keşişler rahip değildir ve ayin yönetmeleri gerekmez. Giyimleri, Buda’nın öğretileri izinde sürdükleri yalın yaşamı simgeler. Saçsız başları da dünyevi şeylerden el çekişin ifadesidir. Zamanlarının çoğunu tefekkürle geçirirler.

Taoizm ve Şintoizm doğayla uyum içinde yaşama odaklı Çin ve Japon dinleridir. Çevremizdekiler, okyanuslar, dağlar, göller ve çiçekler iyi düzenlenmiş bir yaşam dengesinin parçalarıdır. Bu ahenk iki dinin de simgesidir ve izleyicileri onu korumaya gayret eder. Taoist tanrılar doğa güçlerini ve hayatın diğer yönlerini kontrol edebilir. Şinto ruhları her yerdedir ve mağara, pınar gibi yerlerde barınırlar.
Taoizm Sembolleri: Felsefi Taoizm, İ.Ö. 6 – 4. Yüzyıllarda “Tao Te Ching”i yazdığı söylenen “Lao Tzu”nun öğretileri ile başlamış eski bir düşünce sistemidir. Lao Tzu, dağlar taşlardan ağaçlara, yapraklarındaki damarlara dek tabiattaki her şeyin doğal düzenin simgesi olduğunu yazmıştır. Taoizm, doğaya karşı hiçbir eyleme girişmemek anlamına gelen eylemsizlikten (wu-wei) söz eder. “Yin ve Yang” dişi ve erkek gibi, zıt ama dengeli “güçleri” anlatan terimlerdir.
- I Ching: “I Ching” de denilen “Değişim Kitabı” klasik bir eserdir. Üç ve altı sıralı çizgi grupları Yin ve Yang nitelik ifade ve doğanın yolunu izlemek için eyleme ne zaman geçileceğinin ne zaman geçilmeyeceğinin okunması amacıyla günümüzde de kullanılır.

- Yin ve Yang: Doğal alem Yin ve Yang’ın tamamlayıcı ama farklı güçleri olarak görülür. Buradaki sembolik biçimleri ile Tao’nun iki yarısını temsil ederler. Yin dişi, karanlık, teslim olan, alçakta ve gecedir. Yang ise eril, aydınlık, güçlü, yüksek ve gündür. Yin sözgelimi vadilerle ifade edilirken dağlar da Yang’ı temsil eder.

- Yeşim: Taoizm’de yeşim cennetin özüdür ve bir ejderin menisinden oluştuğu söylenir. Asalet, kusursuzluk ve ölümsüzlük simgesidir.

Şintoizm Sembolleri: Şintoizmin kökenleri eskilere dayanır ve Japon mitolojisi ile yakından ilişkilidir. Dinin temeli tabiatın farklı element ve güçlerin simgeleyen çok sayıda ruhtur (kami). Sözgelimi bir ağacı keserek ya da bir hayvan öldürerek yaratılan her dengesizlik tören ve arınmayla sembolik olarak giderilir.
- Şinto Tapınağı: Şinto’da ibadetin odağı tapınaktır. Tapınağa girmek için herkesin geçtiği “torii” ya da kutsal giriş, kutsal alana geçişin vurgulandığı, son derece belirgin bir semboldür. Bu giriş suyu gök ve toprağa bağlayarak doğadaki dengeyi ifade eder.

- Amaterasu: Güneş tanrıçası Amaterasu’nun parlaklığı başından çıkan ışınlarla ifade edilir. İmparatorların atalarından olduğuna inanılır.

- Magatama: Güneş tanrıçası Amaterasu’nun taktığı, şefkat anlamına gelen boncuk kolyedir.

- Daikoku: Japon zenginlik tanrıları maddi varlık ve bolluk simgeleri ile donatılmıştır. Şinto Tanrısı Daikoku elinde dilekleri gerçekleştirme ya da iyi talih getirmede kullanılan bir tokmakla tasvir edilir.

Yahudilik Asya’nın batısındaki Kenan bölgesinde 3500 yıl önce ortaya çıkmış eski bir dindir. Yahudiler Tanrı (Yehova) tarafından Mısır’daki esaretlerinden kurtarılarak vaat edilmiş topraklara götürülen seçilmiş insanlar olduklarına inanırlar. Bugün Yahudiler dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdadır, dolayısıyla dinlerinin sembolleri önemli bir birleştirici unsurdur. Yahudi yaşamının, bayramlarda yenilen yiyeceklerden dua edilirken giyilen giysilere, sinagogda kullanılan ritüel nesnelerine, bütün yönleri zengin bir geçmişle derin bir Tanrı aşkını yansıtan bir anlamla yüklüdür.
Yahudi kimliği milliyet kavramıyla iç içedir. Binlerce yıldır kendi evinde yaşamamış bir halk için kendilerine ait bir ülke özlemi büyük anlam taşır. Çoğu Yahudi için Yahudiliğin sembolü sayılan İsrail devleti için verilen acı mücadelenin nedeni de budur. Bugün “Halakah” adı verilen Yasanın Tanrı tarafından Musa’ya bildirildiğine ve Yahudi milletinin ahlaki yapısını içerdiğine inanılır.
Yahudi inancında dua temel bir önem taşır. Dindar Yahudiler günde üç kez dua eder. Cumartesi -Şabat- özellikle önemlidir, ancak Yahudilerin tarihleriyle geleneklerini kutladığı ve tanrı inançlarını teyit ettiği bir dizi bayram da vardır. Dua Yahudilikte böylesine bir yer tuttuğunda onunla ilişkilendirilen çeşitli sembolik nesne ve ritüeller bulunur.
-Kudüs: Eski ve kutsal Kudüs şehri Yahudiliğin yüreğidir. Kral Davut 3000 yıl kadar önce şehrin hakimi olalı duaların odağı ve Yahudi ulusunun sembolüdür.

-Batı Duvarı: Kudüs Tapınağı İ.Ö. 70 yılında Romalılar tarafından yıkılmıştı. “Ağlama Duvarı” olarak da bilinen Batı Duvarı bu tapınaktan günümüze ulaşan tek kalıntıdır. Yahudiler için bir hac yeridir ve Yahudi ulusunu simgeler.

-Kutsal Ahit Sandukası: Önceleri tanrının varlığı anlamını taşıyan bu tahta sandığın “On Emri” barındırdığına inanılır. Bugün her sinagogda sembolik bir sandık bulunur, Tora tomarları bu kutsal sandıkta saklanır.

-Tora: Tanrı yasası ve Yahudi inancının merkezinde yer alan Tora, Tanah’ın (Tevrat) ilk beş kitabının el yazmalarından oluşan bir parşömen tomarıdır. Tomarın etrafında çevrildiği “Atzei Hayyim” adı verilen çubuklar “Hayat Ağaçları”nı simgeler.

-Şabat: Yahudi Şabat’ı (İbranice Şabbat) cuma akşamı başlayarak ertesi gün gecenin gelişine dek sürer. Geleneğe bağlı Yahudi erkekler iki tefilin, Tora’dan bölümler içeren küçük deri kutular, tanrının varlığını simgeleyen “Kippah” (takke) ve 613 püsküllü, On Emri temsil eden dua şalı (tallit) taşırlar.

-Gümüş Dua Kitabı: Aralarında Tanrı kelamını simgeleyen ve içeren dua kitabı da olmak üzere dua ile özdeşleşen birkaç obje vardır. Kitabın işlemlerle bezeli kapakları, içindeki metnin kutsallığına işaret eder. Dua kitapları erkek çocuklara çoğunlukla 13 yaşına girdikleri “Bar Mitzvah” töreninde verilir.

-Davud Yıldızı: Bütün dünyada Yahudilerin popüler simgesi olarak tanınan Davut yıldızı Yahudi kimliği ve birliğinin güçlü bir işaretidir. Yahudi mezar taşlarında 17. yy. sonlarında kullanılmış, 1980’lerde Siyonistler tarafından benimsenmiş, bugün de İsrail bayrağında yer almaktadır.

-Mezuzah: Mezuzah adı verilen küçük muhafaza, inancını simgelemek üzere, genellikle Yahudi evlerinin eşiklerine asılır. Kişinin tanrı inancının simgesi olarak eve girerken parmaklarını öpüp Mezuzah’a dokunması geleneksel bir davranıştır. Her Mezuzahın içinde kutsal kitaptan bir metinle küçük bir tomar bulunur.

-Şofar: Koç boynuzu tanrının İbrahim’in sadakatinden hoşnutluğunun sembolüdür ve oğlu yerine kurban etmesini sağladığı koçu temsil eder. Yahudi yeni yılı olan “Roş Haşanah”ın da simgesidir.

-Menorah: Yedi kollu şamdan en eski Yahudi sembollerinden biridir. Kökeni kadim yaşam ağacı olabilir. Işığı Tora’nın ebedi ışığını simgeler.

-Matzah Ekmeği: Mayasız “Matzah Ekmeği”, Yahudilerin ekmeklerinin kabarmasına vakitleri olmaksızın Mısır’dan ayrılış hızlarını simgeler.

-Hanukkah Bayramı: Hanuka veya Işıklar Bayramı, Seleukos İmparatorluğu’nun elindeki Kudüs’ün (Yeruşalim) MÖ 200’lerde Yahudiler tarafından geri alınmasının şerefine 2200 yıldır kutlanan bir Yahudi bayramıdır. İbrani takvimine göre Kislev’in 25. gününden başlayarak sekiz gün sekiz gece boyunca sürer.

-Hamursuz Bayramı: Pesah, Fısıh veya Hamursuz Bayramı, bir Yahudi bayramı ve festivalidir. Mısır’da kölelikten kurtarılan Antik İsraillilerin göç hikâyesini anar. Pesah, Yahudi takvimindeki Nisan ayının 15. günü başlar.

-Purim Bayramı: Purim bayramı, İbrani takvimine göre, düşmanlarına karşı kazanılan zaferin ertesi günü olan Adar’ın 14’ünde kutlanır ve bayram gün batımıyla başlar. Kudüs’ün önemi gereği, etrafı Yeşu zamanında duvarlarla çevrili olmamasına rağmen Purim 15 Adar’da kutlanır.

-Havdala (Avdala): Avdala yeni haftaya girerken Şabat’ın ve bayramın bittiğini sembolize eden bir Yahudi seremonisidir. Şabat Cumartesi günleri hava karardığında sona erer. Cumartesi akşamı gökte 3 yıldız göründüğünde Avdala okunur.

Yaklaşık 2000 yıl önce ortaya çıkan Hristiyanlığın kökenleri Yahudilikte yatar. Hristiyanlar İsa’nın dünyanın günahlarını affettirmek için çarmıhta can verdiğine inanır. Bundan ötürü haç Hıristiyan inancının en yüce sembolüdür; Hristiyanlar üzerlerinde taşırırken çoğu kilisenin biçimine de yansımıştır. Din şehitleri inançları uğruna ölürken İncil öyküleri barış güvercini gibi pek çok simgenin doğmasına yol açmış, havariler bunlara yenilerini eklemişlerdir.
Temsili sanat her zaman Hristiyanlığın bir parçası olmuştur. Dinin pek çok sembolü de Hristiyan bilincinin parçasıdır. Haç, İsa’nın başını çevreleyen hale ya da ayla (mandorla) kadar bir kutsiyet simgesi olarak sıkça ortaya çıkan azizler de böyledir. Diğer semboller arasında Hristiyanların inançlarından ötürü zulme uğradığı Roma döneminde ortaya çıkıp bugün de kullanılmakta olan balık ve günümüzde evrensel bir barış işareti olan güvercin bulunur.
-Balık: İsa Mesih, tanrının oğlu ve kurtarıcı sözcüklerinin ilk harfleri Yunanca “balık” anlamına gelen “ichthus” sesini verir. İyi Hristiyanlar tarafından gizli bir işaret olarak kullanılırdı. Kişi balığın bir eğrisini çizer, diğeri ötekini ekleyerek tamamlardı.

-Doğum Sahnesi: Bu sahnede İsa’nın bir ahırdaki doğumu canlandırılır. Çobanlarla üç bilge adamın ziyareti Hristiyanlığın her köken ve milliyetten insanca kabulünü simgeler.

-İsa Mesih: Hristiyanlarca tanrının oğlu olduğuna inanılan İsa bakire Meryem’den doğmadır.

-Tespih: Adı (rosary) Bakire Meryem’in saflığını simgeleyen beyaz gülden (ing. Rose) gelen tespih, Meryem dualarının tekrarlarını işaretlemede kullanılır.

-Dikenli Taç: İsa’yı küçük düşürme amacıyla başına konan dikenli taç Hristiyanların gözünde insanlığı kurtarmak için acı çeken İsa’nın işaretidir.

-Güvercin: Teslis’in üçüncü unsuru Kutsal Ruh’un sembolü güvercin, Nuh’un gemisine ağzında bir zeytin dalıyla dönüşüyle barışı da simgeler.

-Üç Çivi: İsa’nın çarmıha gerilmesi sırasında elleriyle ayaklarına çakılan çiviler de dikenli taç gibi onun kendini kurban edişinin sembolüdür.

-Komünyon: Hristiyanların bu kutsal ritüeli İsa’nın havariler ile yediği “Son Akşam Yemeği”ne dayanır. Onlarla paylaştığı ekmek ve şarabın kendi eti, kendi kanı olduğunu söylemiştir. Çoğu Hristiyan bunu gerçek sayarken diğerleri sembolik bir hakikat olarak inanmaktadır.

-Ayakta Duran Kuzu: Kurban kuzusu İsa’nın sembolüdür. Bir sancakla ayakta durduğunda İsa’nın çarmıhtaki ölümünün ardından göğe yükselerek kazandığı zaferi temsil eder.

-Fleur De Lis: Fleur De Lis ya da Zambak; Teslis (Baba, Oğul, Kutsal Ruh), Bakire Meryem’in saflığı ve Cebrail’in sembolüdür.

-Haç: Haçın geçmişte pek çok çağrışımı olmakla birlikte İsa’nın insanlığı kurtarmak için çarmıhta can vererek kendini kurban etmesi anlamını taşıdığı Hristiyan inancının belki de en yaygın sembolüdür. İstavroz çıkarmak bile Teslis simgesidir ve ayin sırasında papazlar tarafından kutsama anlamında yapılır. İşaret havada, önce dikey, ardından yatay kısmıyla çizilir.

İslam inancını benimseyen Müslümanlar tek Tanrı’ya ve Hz. Muhammed’in de onun peygamberi olduğuna inanırlar. İslam sanatta insan tasvirinden kaçınan bir dindir, bununla birlikte Ay-Yıldız, Fatma Eli gibi çeşitli şeyler inancının simgeleri haline gelmiştir. İlkbahar sembolü yeşil rengi özellikle önemlidir. Kur’an’da cennettekilerinin yeşil ipek esvaplar giydiği belirtilir.
-Kur’an-ı Kerim: İslam’ın kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’e vahyolunan Allah kelamını açıklar. Hz. Muhammed’in peygamberliğinin ve din hakikatinin sembolü olduğuna inanılır. Peygambere vahyolunduğu dil olan Arapça yazılan metin çoğunlukla güzel çerçeveler ve süslemelerle bezelidir.

-Ay-Yıldız: Egemenlik ve vakar anlamını taşıyan hilal ve yıldız 14. yy’da İslam’ın sembolü olarak benimsendi. Ay-Yıldız İslami yaşamı düzenleyen ay takviminin de hatırlatıcısıdır.

-Namaz: Müslümanlar günde beş vakit Kâbe’ye yönelerek namaz kılar. Önce, Allah dışında her şeyi geride bırakmanın ifadesi olarak avuçlar dışa dönük olarak eller kaldırılır. Daha sonra, Allah’a teslimiyetin simgesi olarak “Allah-u Ekber” denilerek kılınır.

-Tespih: Müslüman tesbihi Allah’ın 99 adını simgeleyen 99 tanelidir. Kimi zaman, sadece Cennette bulunabilecek, Öz’ün ismi olan yüzüncü adını temsil eden ve “İmame” adı verilen özel, uzun bir boncuk da eklenir. Allah’ın adlarını zikreden Müslümanlar yüzüncü boncukta “Allah” derler.

-Hz. Fatma Eli: Geleneksel olarak kadınlar tarafından kötülüğe karşı bir tılsım olarak takılan Hz. Fatma Eli başka anlamlar da taşır. Her parmak İslam’ın beş şartından birini temsil eder: Kelime-i Şehadet, Namaz, Zekat, Oruç ve Hac.

-Minare: Müminlerin namaza çağrıldığı minare çoğu caminin ayrılmaz parçası, İslam inancının da güçlü bir işaretidir. Her şey üzerindeki hakimiyetinin bir ifadesi olarak Allah’ın adı en tepeye yazılabilir.

*Daha fazlası için lütfen kitabı okuyunuz.
Diğer Kaynaklar: Wikipedia – Hanuka
Wikipedia – Hamursuz Bayramı
Wikipedia – Purim
Wikipedia – Avdala
