TABİAT

Göklerde süzülen kartallardan karanlık bataklıklara, doğal alem mağara döneminden beri düş gücümüzü beslemiştir. Bitki ve hayvanlar, dünyayı algılayışımızı gerçek ve mecazi anlamda temelden etkilemiştir. Hayatta kalabilmek için her ikisine de ihtiyaç duyarız. Öteden beri yalnızca besin olarak değil, giyim, iş, korunma hatta alet yapımında da kullanarak onlarla birlikte var olduk. Dolayısıyla, yılanın deri değiştirmesinden (yeniden doğuş) balığın su olan yaşam alanına (hayat ve doğurganlık) yaşamlarının her yönü, sembolik anlamlarla donanmıştır.

Hayvanlar -hatta kimi bitkiler-yaradılış öykülerinde ata figürler olarak yerlerini alır ya da tanrılarla ilişkilendirilir. Dünyevi hükümdarlar aslan gibi güçlü türleri görkemlerinin timsali olarak kullanmıştır. Yaygın bir inanç olan, hayvanların son derece duyarlı fiziksel ve algısal becerilere sahip oluşu onları, şaman törenler ile denetlenebilecek doğa üstü güçlerle ilişkilendirirmiştir. Kuşların Göksel haberciler ya da ruhlar olduğu gibi kimi inançlar öylesine kök salmıştır ki büyük dinlerde de yer bulmuştur.

Hayvan türleri sonsuz denecek kadar çeşitlidir ve kimi zaman bizim davranışlarımızı yansıtırlar. İnsanlar gibi onların da bazısından korkulur ya da sayılır, diğerleri bizi soytarı ya da hokkabazlar gibi eğlendirip geçer. Çoğunlukla karmaşık psikolojik sınavları temsil eden karma mitolojik yaratıklar ve Canavarlar da icat edilmiştir. “Ejderi öldürmek” iyinin kötü üzerindeki zaferinin ya da kişinin ruhsal iblislerini hizaya getirmenin mecazı olmuştur.

Hayvanlar bitki ve ağaçlar besin kaynaklarıdır ve bolluk, bereket ile yaşam, ölüm, yenilenme sonsuz döngüsünü çağrıştırırlar. Ekin sembolik olarak büyük önem taşır ve yaradılış mitlerinde sıklıkla yerini alır. Çay ve kahve gibi besinler konukseverlik ve törenle bağlantılıdır. Bitkinin üretken güçlerinin doruğu olan meyve, bir döngünün sonuna gelmiş olmakla birlikte ebedi yenilenmenin tohumlarını barındırdığından ölümsüzlük çağrıştırır.

Bitkilerin büyük bir bölümü şifa da kullanılırken diğerleri sanrılandırıcı, zehir ya da erken toplulukların büyüsel olarak gördüğü ve zihinsel-bedensel esenliğimiz üzerinde iz bırakmış olan uyarıcılardır. Çoğu bitki kokulu ve renklidir de, bu da duygusal bir yankı yaratmalarına yol açar. Çiçeklerin uçucu güzellikleri gençliğin görkemi ve kısalığını simgeler. Buradan bir de “çiçeklerin dili” doğmuştur ki geçerliliğini günümüzde de sürdürmektedir. Sözgelimi kırmızı gül hala yaygın bir aşk ve tutku simgesidir.

Ağaçlar, bitkiler aleminin diğer türleri gibi bereket ve yaşam döngüsü sembolleri olmuşlar, ancak boyutları ve uzun ömürleri onlara barınak, kalıcılık ve ölümsüzlük niteliklerinin de affedilmesine neden olmuştur. Çoğuna tapınılır ve büyük kozmik ağacın Yeryüzü, Cennet ve Ölüler Alemini birleştirdiğine inanılırdı. Ortadoğu’daki hurma ağacı gibi diğer kutsal ağaçlar bölgesel anlamlar taşır.

Bitkilere bağlı çoğu simge olumludur ancak ormanlar gibi doğanın “dizginlenmemiş” görüldüğü yerlerde araya daha karanlık bir sembol dili doğuran psikolojik unsurlar girer. Kişinin kolaylıkla kaybolabileceği karanlık ve tehlikeli bir yer olarak orman, güçlü bir yetişkinliğe geçiş mecazıdır. Bugün bile yaşadığımız dünyada işaret ve simgeler yardımıyla anlam bulmaya çalışıyoruz.

MEMELİLER

Zamanın başlangıcından itibaren insanlarla hayvanların yaşamları iç içe geçmiş, bu da çok zengin bir sembol kaynağı sağlamıştır. Hayvanlara tanrılar olarak tapılmış, iyi ya da kötü talihle ilişkilendirilmiş ve güç, bilgelik kaynakları olarak görülmüşlerdir. Çoğu insan niteliğiyle donatılmıştır. Avcı-toplayıcılar hayvanlara, kutsal bildikleri doğal alemin parçası olarak saygı duymuş, kimi zaman da bunu göstermiştir. Belirli hayvanlar içgüdüsel bilgeliklerine ulaşma amacıyla totem ya da ata olarak benimsenmiştir.

  • Kurt:
    Kurt Sembolü ve Mitolojik Anlamı

    Eski Roma’da kurt ana ilgisi, cesaret ya da zafer sembolüydü. Günümüzde Batı’da kurnazlık, zalimlik, zamparalık ve hırsla ilişkilendirilmektedir. Amerika yerlileri danslarında, ruhlara öte alemde yol göstermeleri için kurtları çağırırlardı.

  • Çakal:
    Çakal ve Anubis Sembolizmi

    Leşçil çakal Hindistan’da yakıcılık ya da şer temsilidir ancak eski Mısır’da ölüleri Öte Alem’deki yolculuklarında karşılayan “Anubis” olarak tapılmıştır. Eski Ahit’te çakal keder ve yalnızlık sembolüdür.

  • Ayı:
    Ayı Sembolü Şamanizm ve Güç

    Çoğu Şamanik gelenekte ayı, tıp, şifa ve bilgelikle ilintilendirilmiştir. Genel olarak kuvvet ve cesaret timsalidir ve savaşla ilgili tanrılarla bağlantılıdır.

  • Fare:
    Fare Sembolü Tutumluluk ve Mitoloji

    Genellikle utangaçlıkla bir tutulan fareyi Hristiyanlar Yaşam Ağacı’nın köklerini kemiren şeytan olarak görürdü. Başka yerlerde tutumlulukla bir tutulmuştur.

  • Keçi:
    Keçi Sembolü Doğurganlık ve Çeviklik

    Şehvet ve Doğurganlıkla ilişkilendirilen keçi, çevikliği de temsil eder. Kayalıklara tırmanan keçi kararlılık ifade eder. Eski Yunan tanrıları Pan, Dionysos ve Zeus’la bağlantılıdır.

  • Kedi:
    Kedi Sembolü Mısır ve Gizem

    Eski Mısır’dan başlayarak kediler düş gücümüzü kışkırtmıştır. Tanrı olarak tapınılmış, şeytan olarak zülüm görmüş, pozitiften negatife olağanüstü bir sembol yelpazesi ile donatılmışlardır. Gece yaratıkları olan kediler büyü ile ilişkili görülmüştür.

KUŞLAR

Uçma yetenekleri kuşları sembolik olarak cennet ile yeryüzü arasındaki ulaklar haline getirmiştir. Uçmanın dünyevi yaşamdaki fiziksel sınırları aşmak anlamına gelmesinden ötürü kuşlar ruhları da temsil eder. Mısır sanatındaki kuş başlı tanrılar insan doğasının spiritüel yanını simgeler. Geleneklerde de kuşlar bilgelik, zeka ve çevik düşünce ile bağlantılı görülmüştür. “Küçük bir kuş aldım haberi” deyişi, kuşların sır söylediğine dair eski bir inançtan gelmektedir.

  • Albatros:
    Albatros Kuşu Sembolü ve Anlamı

    Göklerde süzülen albatros uzun okyanus yolculuklarının simgesidir. Maoriler için Albatros güç ve güzellik timsalidir. Batı’daysa ölü denizcinin ruhunu taşıdığı düşünülür; Albatros öldürmek uğursuzluk getirir.

  • Flamingo:
    Flamingo Sembolü ve Güneş Tanrısı Ra

    Eski mısırlılar flamingoya Güneş tanrı Ra’nın temsili olarak hürmet ederlerdi. Renkleri yediklerine göre değiştiğinden flamingolar illüzyon ve şekil değiştirme ile de ilişkili görülmüştür.

  • Kuğu:
    Kuğu Sembolü Saflık ve Güzellik

    Güzellik ve saflık simgesidir. Güneşle ilişkili bir kuş olarak ışık ve Apollo ile ilişkilidir. Hayat boyu aynı eşle kalması onu sadakat sembolü haline de getirmiştir. Yunan mitolojisinde Zeus Leda’yı biçimine girerek baştan çıkarır.

  • Baykuş:
    Baykuş Bilgelik ve Gece Sembolü

    Avcı bir gece kuşu olarak baykuş karanlık, ölüm, bilgelik ve canlılıkla ilişkilendirilmiştir. Avustralya Aborjinleri Baykuş’un kadın ruhlarını temsil ettiğine inanır. Çoğu kültür Baykuş’u spiritüel simge diliyle bağlantılı görür.

  • Tavus Kuşu:
    Tavus Kuşu İlahilik ve Güzellik Sembolü

    Tavus kuşunun görkemi ilahilik, kraliyet, güzellik ve aşkı temsil eder. Hinduizm’de savaş tanrısı Kartiyeka’nın bineğidir. Budistler ise tavusu merhamet ve uyanıklıkla bir tutar. Kuyruğundaki lekeler göz, yıldız ve güneş sembolleri içerir. Erkek tavusun kasılarak yürümesi kibri çağrıştırır.

  • Dodo
    Dodo Kuşu ve Soy Tükenmesi Sembolü

    17. Yy. beri soyu tükenmiş olan Dodo ölmüş ya da miladını doldurmuş olanı simgeler. Anavatanı Mauritius’un armasında yer aldığı gibi bazı koruma kuruluşlarının da amblemidir

  • Beyaz Güvercin
    Beyaz Güvercin Barış ve Ruh Sembolü

    Barış ve ruhun evrensel bir sembolü olan beyaz güvercin Nuh’a gagasında tanrının Tufan ardından insanları bağışlayıcılığını simgeleyen bir zeytin dalıyla dönmüştü. Kutsal ruhla bir tutulur ve vaftiz sembolüdür. Eski Roma’da beyaz güvercin Venüs’ün kutsal hayvanıydı. Çin’de ise doğurganlığı temsil eder. Kumru aşk ve sadakat simgesidir.

  • Kartal:
    Kartal Güç ve Özgürlük Sembolü

    Açık ve evrensel olarak kabul edilmiş bir güç sembolü olan Kartal, büyük ölçüde güneş ve göksel simge diliyle ilişkili ve kraliyet ailesi ile tanrılarla bağlantılıdır. Büyüklüğü, kuvveti ve otoritesi kartalı bir güç simgesi haline getirirken, keskin görüşü, hızı, avlanma becerisi ve göklerde çabasızca daireler çizişi yol açtığı simgesel çağrışımlara katkıda bulunmaktadır. Sıklıkla yılan, boğa ve aslanla birlikte gösterilir, bunlar da spiritüel zaferle sembolik bir bağ içindedir.

SÜRÜNGENLER

Eski, gizemli, tehditkar sürüngen ve amfibikler insanın düş gücünü öteden beri harekete geçirmiştir. Güneş ve Ay, kozmos ve yaradılış simgeselliği ile ilişkilendirilmiş, çoğu döngüsel bir biçimde deri ya da renk değiştirdiğinden değişim ve yenilenmeyi ifade etmişlerdir. Amfibikler ve bazı sürüngenler, fiziksel ve spiritüel âlemler arasında gidip gelme yetisini temsilen hem kara hem de suda yaşayabilirler. Alışkanlıklar, görünümleri ve tuhaf savunma mekanizmaları da sembol dillerine katkıda bulunur.

  • Yılan
    Yılan Sembolü Bilgelik ve Şifa

    Alışılmadık görünümü ve benzersiz hareket biçimi ile yılan her zaman hem hayranlık hem de tiksinti uyandırmıştır. Biçiminin yalınlığından ayrılan karmaşık ve güçlü sembolik anlamlar taşır. Kendine yeterli, gizemli, yeraltı illerinde yaşayan ve deri değiştiren yılan yeraltı doğaüstü varlıklarıyla, yani Öte Alem’le bağlantılı bir yaratıktır. Dalgalı hareketi dünyanın çoğu yerindeki eski kültürlere dolambaçlı akan ırmakları, inişli çıkışlı tepeleri, birbirine dolanmış kökleri, hatta sarmallanan kozmosu çağrıştırmıştır. Bunun bir sonucu olarak pek çok sembolik anlamı ikilik, doğurganlık, ilksel yaşam gücü ve yaradılış temalarını içerir.

    -Yılan Bilgeliği: Ata varlıklar ve kozmosla ilgili çağrışımlarla süzülme becerisi ve göz kapaksız gizemli bakışı bilgelikle ilişkilendirilmesine yol açmıştır. Eski Mısır’da kobra hem tanrısal hem de krallara özgü Bilgeliği temsil ederdi. Maoriler yılanı dünyevi bilgelikle özdeşleştirirken çoğu kültürde yılanlar Gökyüzü ile Yeryüzü ve Öte Alem arasındaki bilge, kurnaz aracılardır. Hindistan’da yılanlar Şiva, Vişnu, Ganeş ile ilgili sayılmıştır. Tanra’da omurilik içindeki spiritüel enerji kanalını “Kundalini” ya da yılan simgeler.

    -Cennetteki Yılan: Yılan, bunun Havva’nın kovuluşuna neden olacağını bilerek onu Bilgi Ağacı’nın yasak meyvesini yemesi için aklını çeler. Havva’nın etrafına dolanmış yılan, erkek-kadın ilişkisinin simgesidir. Hile ve baştan çıkarıcılığı temsil eder.

    -Tıp Sembolü: iki yılının dolandığı asa, Caduceus (eskülap) Yunan tanrılarının ulağı Hermes ile ilişkilendirilen eski bir şifa amblemidir.

  • Semender
    Semender Ateş ve Cesaret Sembolü

    Genelde Alevlerin üzerinde sıçrayan küçük bir ejder ya da kanatsız kertenkele olarak tasvir edilen semender bir ateş sembolüdür. Arma sanatında cesaret ile özdeşleştirilir. Eskiden cinsiyetsiz olduğuna inanıldığından iffeti de temsil eder.

  • Kurbağa
    Kurbağa Bereket ve Yağmur Sembolü

    Kelt efsanesinde kurbağa Yeryüzü ve şifalı suların efendisiydi. Mayalar ise onu vıraklaması yağış getiren bir yağmur tanrısı olarak görürdü. Çin’de Ay ile ilgili, Ying bir semboldür.

  • Kaplumbağa:
    Kaplumbağa Uzun Ömür ve Kozmos Sembolü

    Ay, su ve Ana Tanrıça simgeleri ile yakından ilgili olan kaplumbağa çoğunlukla yaradılışın başlangıcında dünyayı taşırken tasvir edilir. Uzun ömür ve ayak sürüyen yavaşlıkla özdeşleşmiştir. Çin’de kehanetle ilgili olduğuna inanılır.

BÖCEKLER
  • Akrep:
    Akrep Ölüm ve Dönüşüm Sembolü

    Astrolojik burç olarak akrep Öte Alem tanrısı Pluto ile ilişkilendirilir. Genel olarak ölümcül iğnesi ölüm ve yıkımı simgeler. Hristiyanlar onu ihanetle özdeşleştirirken Afrika’da çoğu insan kötülük çekeceği inancıyla akrebi adıyla anmaktan kaçınır. Batı Afrikalı Aşantilerde sokuşundan korunmak için insanlar akrep tılsımları takar.

  • Arı:
    Arı Çalışkanlık ve Bereket Sembolü

    Arı düzen, sebat, ölümsüzlük ve iş birliğinin popüler bir simgesidir. Bu niteliklere Hristiyan sembolizmindeki çok yönlü kullanımına katkıda bulunmaktadır; balın tatlılık, mum yapımında kullanılan balmumunun ışık sembolü olması gibi. Arı kraliyet ve tanrılarla da ilişkilendirilmiştir.

  • Çekirge:
    Çekirge Bolluk ve Şans Sembolü

    Çoğalma özelliği onu soyluların saçlarına altın çekirgeler taktığı Eski Mısır’da bolluk sembolü haline getirmiştir. Asya’da böceğin çıkardığı ses Budist keşişlerin şarkılarını temsil eder. Çin’de ise iyi talih simgesidir.

  • Güve/Pervane:
    Güve ve Pervane Işık ve Ruh Sembolü

    Genelde gece hayvanî olan güveler karanlıkla özdeşleştirilmiştir. Bosna’da cadıların güve biçimine girebildiğine inanılır. Ateş etrafında uçmaları çift anlamlı bir sembolizme yol açmıştır; Tanrı’yı arayan ruh olduğu kadar çılgınlık, dosdoğru felaketine gitmek anlamına da gelir.

  • Karınca:
    Karınca Çalışkanlık ve Düzen Sembolü

    Karıncanın sembolik anlamları çalışkan, düzenli davranışını yansıtır. Batı Afrika, Mali’de karıncalar bereket anlamına gelir ve karıncaların su kaynaklarını bildiği inancıyla kuyular genellikle karınca yuvalarının yakınlarında açılır.

  • Kelebek:
    Kelebek Dönüşüm ve Ruh Sembolü

    Mucizevi metamorfoz döngüsü kelebeği dönüşüm, diriliş ve ruhla ilişkilendirirmiştir. Mutluluk ve güzellik anlamlarında taşır. Japonya’da bir geyşa sembolüdür ama iki kelebek birlikte evliliği temsil ederler.

  • Örümcek:
    Örümcek Kader Ağı ve Yaratıcılık Sembolü

    Büyük Ana, kader ağlarının örücüsü, güneşle ilişkili bir simge ve avcı olarak görülen örümcek ve ağı sembolik anlamlar taşırlar. Kamerun’da sebat ve bilgeliğin temsilidir. Çin’de ağını ören örümcek uğur getirir.

  • Salyangoz
    Salyangoz Sabır ve Doğurganlık Sembolü

    Armacılıkta salyangoz etraflı düşünme ve istikrar anlamına gelir ama daha yaygın olarak yavaşlıkla özdeşleşmiştir. Ay ile ilişkili dişi bir sembol olarak sarmal kabuğu sonsuzluk ve labirent, dolayısıyla ana rahmini temsil eder.

  • Skarab/Bokböceği:
    Skarab Bokböceği Mısır Yeniden Doğuş Sembolü

    Skarab Eski Mısırlılar da kutsaldı ve doğan Güneş tanrısı Khepri ile bir tutulurdu. Yeniden hayat bulma, ölümsüzlük ve ilahi bilgeliği temsil eder.

  • Yusufçuk:
    Yusufçuk Değişim ve Işık Sembolü

    Çin’de Yusufçuğun kestirilemez, atılımlı uçuşu güvenilmezliği temsil ederken, Japonya’da sevinç simgesi ve bir imparatorluk amblemidir. Yanardöner renkleri onu büyü ve illüzyonla bağdaştırır.

EFSANE YARATIKLARI

Doğaüstü güçlerin ya da insan ruhunun farklı yönlerinin sembolü olarak görülen efsanevi yaratıklar folklor, mitoloji ve dinsel imgelemde öteden beri önemli bir rol oynamıştır. Kimi zaman haberci ya da öğretmen olarak görünmüş veya doğanın aşılmak zorunda olunan karanlık, dizginlenmemiş güçlerini temsil etmişlerdir. Bu durumda da karşılarına çıkan, ejderi öldürerek iyinin kötüyü yenmesini ya da kaosun düzene yenilmesini sağlayan şövalye gibi kahraman figürler onlarla savaşır. Efsane yaratıkları çoğunlukla tanrılarla ilişkilidir, kimi zaman onların aracı ya da bineği görevini görürler. Hibrid -yarı insan yarı hayvan-bir yaratık, iç içe geçmiş sembol dilleri ile yeni anlamlarını yaratılmasına olanak tanır.

  • Anka:
    Zümrüdüanka Simurg Yeniden Doğuş Sembolü

    Yarı kuş, yarı memeli olan dev Simurg (Anka) Pers asıllıdır. Şifa güçleri olan bir koruyucu olarak Gök ile Yer’in birleşmesini ve bereketi temsil eder.

  • Capricornus:
    Capricornus Keçi Balık Mitolojik Sembol

    Eski kültürler gökyüzünü okyanusa benzetir ve her iki elementi de (hava-su) içeren tuhaf yaratıklarla ilgili hikayeler hayal ederlerdi. Keçi-balık karışımı ve bir kış takımyıldızı olan Capricornus da kış gündönümü ile ilişkilendirilmişti. Bağ tanrısı Ea-Oannes (“Denizler Antilobu”) ile de ilişkilidir.

  • Çift Başlı Yılan:
    Çift Başlı Yılan Mitolojik Güç Sembolü

    Mitolojik Çift Başlı Yılan Tasviri

    Orta Amerika kültüründe gökyüzündeki hareketi sırasında Güneş’i dev bir mitolojik Çift başlı yılan taşır. Çift başlı yılan asası bir gök simgesi ve güç amblemidir. Hem yeryüzü hem de kozmos üzerindeki egemenliği temsil eder.

  • Denizkızı

    Simge dilinde karşıt anlamları olan denizkızları, siren ve denizadamları su, Ay ve bereket sembolizmi ile yakından ilişkili yarı insan karışık deniz yaratıklarıdır. Su yaşam kaynağı olduğu kadar boğulma dolayısıyla ölüm de getirir ve bilinç dışı arzuları temsil eder, suların bilinmezliğinin cazibesine kaplan insanların hikayeleri de buradan kaynaklanır.

    -Denizkızı: derinlerde yaşayan karışık bir varlık olan güzel denizkızı sonu kötü bitecek tutkunun sembolüdür. Aşk, umut, dönüşüm, kendini aşma ve cazibeyi olduğu kadar ruhunu yitirme ve ihaneti de temsil eder. Orta Çağ kilisesinin gözünde denizkızları erkeklere ruhun kurtuluşundan uzaklaştıran alçak, gayrı tabii arzuların ifadesiydi.

    Denizkızı Mitolojik Sembol

    -Siren: sirenler gemiciler baştan çıkarıcı sesleri ve flütleri ile ölüme götüren tehlikeli yaratıklardı. İllüzyon ve duyuların yoldan çıkarıcı güçlerini temsil ederlerdi. Önceleri tutsak ruhlarla ilişkili olarak kadın gövdeli kuşlar iken daha sonraları kimi zaman denizkızlarıyla özdeşleşmişlerdir.

    Sirenler Mitolojik Yaratık Tasviri

    -Triton: Poseidon’un oğlu Triton bir deniz adamıydı. Erkek gövdeli, balık kuyruklu bir varlıktı. Genellikle bir boynuz ya da deniz kabuğu tutar veya çalarken tasvir edilenmiştir ve suların gücünü kontrol eder.

    Triton Deniz Tanrısı Sembolü

  • Ejderler:
    Ejderha Güç ve Bilgelik Sembolü

    Yılan ile kuşun sembolik bileşiminden oluşan kudretli ejder huşu uyandırıcı gücün evrensel bir temsilidir ve bütün dünya mitlerinde karşımıza çıkar. Adını yılanın Yunanca karşılığından (“drakon”) alan ejder (dragon), yılanın bereket saçan sularıyla kuşun ilahi “yaşam soluğunu” temsil eden masum bir sembol olarak ortaya çıkmıştır. Zamanla sembolik olarak karşıt anlamlar içermeye başlamış ve bir yandan yaratıcı, diğer yandan yıkıcı olarak görülmüştür.

    Bilinen en erken ejder mitinde kozmik ahengi sağlayacak Yasa Tabletlerini çalan Sümer ejderi Zu ile karanlık ve kaosun önüne geçerek onu öldürebilecek tek güç olan güneş tanrı Ninurta anlatılır.

    Orta Çağ ejderleri hava, su, ateş ve toprağın simge dilindeki karşılıklarını bir araya getirir. Doğuda ejderler uğurlu, iyicil ve bilgi olarak görülür. Ruhsal ve dünyevi büyük bir gücün simgesidirler ve bilgelik, dayanıklılık ile doğanın yaratıcı güçleri ile ilişkilidirler. Çinliler ejderlerden geldiklerine inanırlar. Çin takviminde ejder yılında doğmuş olanlar özellikle kutsanmış sayılır ve sağlıklı, varlıklı, uzun Ömürlü oldukları düşünülür.

  • Harpia:
    Harpia Mitolojik Yaratık

    Çirkin yüzlü, akbaba gövde ve pençeli bu korkutucu kuş kadınlar, ölüm, kader ve ilahi cezalandırılmayla ilişkilendirilmiştir. Harpialar kimi zaman da ölülerin ruhlarını alıp götüren kötü ruhlar olarak görülmüştür.

  • Hydra:
    Hydra Çok Başlı Yılan Mitolojisi

    Yunan mitolojisinin dokuz başlı canavarı bir yılan olarak tasvir edilir. Başlarından birini kaybedecek olduğunda yerine yenisi çıkar. Yenilenme becerisi ile bereket simgesi olmuştur.

  • Minotaur:
    Minotaur Yarı İnsan Yarı Boğa Sembolü

    Yunan efsanesinin yarı boğa, yarı insan Minotaur’u bir Girit kraliçesi ile beyaz bir boğanın mitolojik çocuğuydu. Minos tarafından labirente kapatılmış olmasıyla insanın içindeki vahşeti simgeler.

  • Sentor:
    Sentor Yarı İnsan Yarı At Mitolojisi

    Yunan mitinde Kenaturlar zıt sembolik anlamlar içerir. Chiron gibi kimileri asil ve naziktir, diğerleri ise yabani, zinacı ve savaşçıdır. İnsan zekasıyla birleşmiş hayvani içgüdüyü simgelerler.

  • Şahmeran Basilisk:
    Şahmeran Basilisk Yılanların Şahı

    Horoz kanatları, ibiği ve pençeleri ile sürüngen gövdesinden oluşturulma korkutucu Şahmeran Şeytan’ın Hristiyanlıktaki sembolü haline gelmiştir. Orta Çağ’da şehvet ve hastalıkla özdeşleştirilirdi.

  • Pegasus:
    Pegasus Kanatlı At Sembolü

    Yunan mitolojisinin kanatlı beyaz atı Pegasus, insanın hayvani içgüdülerle ruhani arzular arasındaki ikili doğasını simgeler. Efsanede Pegasus’un sırtındaki kahraman Bellorophon karanlığı yenen ışık temsiliyle canavar Chimera’yı öldürür.

  • Phoenix / Zümrüdüanka:
    Phoenix Ateş Kuşu Diriliş Sembolü

    Alevlerden dirilen efsanevi bir ateş kuşu olan Phoenix Güneş’in döngüsel doğuş ve batışlarına açıklamak üzere yaratılmış bir mittir. Daha sonraları bir diriliş simgesi haline gelmiştir.

  • Sfenks:
    Sfenks Mısır Mitolojisi Koruyucu Sembol

  • Tek Boynuzlu At:
    Tek Boynuzlu At Unicorn Saflık Sembolü

    Ünikorn, büyülü ve çok sevilen beyaz tek boynuzlu bir attır. Saflık, cesaret ve nazik sevgiyi simgeler. Ancak bir bakire onu yakalayabilir. Bakire Meryem’le ilişkilendirilir ve Azize Justina’nın da alametidir. Boynuzunun panzehir olduğuna inanılır.

ÇİÇEKLER

Açmış çiçekler görkemin zirvesindeki doğa simgeler. Edilgen ve dişi olan her şeyi yansıtır, güzellik, gençlik ve ilkbahar olduğu kadar ruhsal mükemmellik ve huzurla da özdeşleştirilirler. Çoğunun simgesel anlamı, rengi kokusu ve görünümü ile ilişkilidir. Victoria Döneminde bir “çiçek dili” geliştirildi ve çiçekler gizli mesajlar iletmede kullanıldı. Öteden beri şifacılık ve törenlerde de kullanılmaktadırlar.

  • Çuha Çiçeği:
    Çuha Çiçeği İlk Aşk ve Gençlik Sembolü

    Erken açtığından “prima rosa” (ilk gül) de denirdi. İlk aşk, gençlik ve saflığı temsil eder. Kuzey mitolojisinin aşk tanrıçası Freya ile ilgili görülür, Keltlerde ise perilerin çiçeği sayılırdı. Geleneksel olarak şifacılıkta kullanılmıştır.

  • Gelincik:
    Gelincik Çiçeği Uyku ve Anma Sembolü

    Birinci Dünya Savaşı’nda savaş alanı üzerinde bittiğinden kan kırmızısı gelincik Batı’da savaşta ölenlerin anımsatıcısıdır. Çinliler onu tohumlarından elde edilen afyonun kötülükleri ile özdeşleştirir. Eski Yunan’daysa gelincik uyku ve rüya tanrıları Hypnos ve Morpheus’la ilişkiliydi. Gelincik Ana Tanrıça ve kışın ölümüyle onu izleyen bereketin de simgesiydi.

  • Gül:
    Gül Çiçeği Aşk ve Tutku Sembolü

    Karmaşık ve rayihalı gül kusursuzluk ve tutku sembolüdür. Evrensel olarak dünyevi ve ilahi aşkla özdeşleştirilmiştir. Tanrıçalarla bağdaştırılmıştır ve bereket, bekaret ya da güzelliğin ifadesi olarak görülür. Tomurcuktan açmasıyla gizlilik ve yaşam gizemini temsil eder. Hristiyanlıktaki sembol anlamı Doğu’nun Lotusu ile benzerdir. Beyaz gül saflık, su, Ay, derin saygı ve bakire Meryem’le bağlantılı görülmüştür. Sarı gül Güneş ile ilgili görülür, bu da onu sıcak dostluk ve sevinç simgesi haline getirir. Geleneksel olarak kıskançlık ve ölen aşkla da ilişkilendirilir. Kırmızı gül aşk tanrıçası Venüs’ün alameti olarak görülür; güzellik, aşk, tutku ve tamamlanma anlatır ve ateş elementi ile ilişkilendirilir. Hristiyan geleneğinde din şehitlerinin kanıyla dirilişin ifadesidir. İslam’da Peygamber ve iki oğlunun kanını temsil eder.

  • Günebakan:
    Günebakan Ayçiçeği Sadakat ve Güneş Sembolü

    Koca kafası durmadan güneşi izleyen güne bakan kul köle olmayı temsil eder, bununla birlikte durmadan konum değiştirmesi kimileri için güvenilmezlik anlamına gelir. Helianthus türü çiçeklerden oluşu onu Güneş tanrısı Helios ile ilişkilendirir. Çinliler onu ölümsüzlükle ilgili görür.

  • İris:
    İris Çiçeği Umut ve Bilgelik Sembolü

    Umut ve ışığın gücünü temsil eder ve Yunan gökkuşağı tanrıçasıyla ilişkilidir. Çin’de yalnızlık içindeki güzelliğin işaretidir. Üç taç yaprağı inanç, bilgelik ve değer temsilidir.

  • Krizantem:
    Krizantem Uzun Ömür ve Mutluluk Sembolü

    Geç çiçek açılışıyla sonbaharla özdeşleşmiştir. Açması kışı bulduğundan Doğu’da uğurlu bir uzun ömür, varlık ve mutluluk sembolüdür. Işıltılı taç yaprakları krizantemi Güneş sembolizmi ve Japon İmparatorluk ailesi ile ilişkili kılmıştır. Batı sanatındaysa yozlaşma ve ölüm ifade eder.

  • Lale:
    Lale Çiçeği Kusursuz Aşk ve Zarafet Sembolü

    İran’da kusursuz aşkın simgesi olan Lale daha sonra Allah ile ilgili bir sembol haline gelmiş, Osmanlı hükümdarlarının amblemi olmuştur. Hollanda ile bağlantılıdır ve Amsterdam’ın olduğu kadar varlık, güzellik ve ilk baharında simgesidir.

  • Lotus:
    Lotus Çiçeği Aydınlanma ve Saflık Sembolü

    Eski bir yaratıcılık ve bereket sembolü olan Lotus Hindistan, Mısır, Çin ve Japonya’da çok saygı görür. Çamurlu sulardan lekelenmeksizin çıktığı için saflığı da temsil eder. Lotus’un Güneş doğuşuyla birlikte açan ışıltılı yaprakları pek çok yaratılış mitine yol açmıştır. Su yüzeyinde açan Goncası bir saflık imgesi olarak görülür, açılmış çiçek ise aydınlanmayı temsil eder. Sanskrit dilinde “padma” lotus demek demektir. Popülerler Mantra “om mani padme hum” “lotus’taki mücevher” anlamına gelmektedir.

  • Menekşe:
    Menekşe Çiçeği Tevazu ve Sadakat Sembolü

    “Menekşe gibi kapanmak” deyimi utangaç insanları anlatmak için kullanılır ve menekşenin yaprakları arasına saklanarak yeri kucaklayışını da ifade eder. Çocuk İsa’nın sevgisi konulu resimlerde menekşe Meryem’in iffeti ile Çocuk İsa’nın uysallığını temsil eder. Orta çağda istikrar sembolüydü.

  • Nergis:
    Nergis Çiçeği Öz Sevgi ve Yeniden Doğuş Sembolü

    İlkbaharın keyifli bir sembolü olan nergis diriliş ve paskalyadan önceki perhizde ilişkilendirilmiştir. Yunan türü Narcissus’un kendi yansısına aşık olan genç Narkissos’un miti ile ilişkilidir. Bundan ötürü Nergis öz sevgi simgesi haline gelmiştir.

  • Papatya:
    Papatya Çiçeği Masumiyet ve Güneş Sembolü

    Bir güneş amblemi olan papatya tevazu ve yalınlığın mükemmel bir simgesidir. Masumiyet ve sadık aşkla da özdeşleşmiştir.

AĞAÇLAR

Besin, barınak, inşaat malzemesi ve yakıt kaynağı ağaçlar bereket, uzun ömür ve güçle özdeşleşmiştir. Dinamik yaşam, ölüm ve yeni ürünü temsil eder, simgesel olarak Cennet, yeryüzü ve öte alemi birleştirirler. Çoğu kutsaldır ve belirli tanrı ya da ruhlarla ilişkili görülürler. Hurma gibi meyveli ağaçlarsa genellikle Yaşam Ağacını temsil eder. Yaprak dökenler yeniden doğuş anlamını taşır. Diğerleri topluluğun odak noktası işlevini görür.

  • Akasya Ağacı:
    Akasya Ağacı Ölümsüzlük Sembolü

    Yahudi-Hristiyan sembolizmin de akasya ölümsüzlük temsilidir. Kutsal Ahit Sandukası, kutsal ahşabı şittahtan yapılmıştır. Başka yerlerde beyaz ve kırmızı çiçekleri yaşam ve ölüm ifadesi sayılır. Ağacın çeşitli kısımlarından tütsü yapılır.

  • Badem Ağacı:
    Badem Ağacı Uyanış ve Bekaret Sembolü

    Perslerin Cennet Ağacı olan badem inayet, saklı gerçek ve Bekaretin de sembolüdür. Çin kültüründe dişi güzelliği ve esnekliğini simgeler. Yılın ilk “uyanan” çiçeği oluşuyla da badem uyanıklık çağrıştırır.

  • Banyan Ağacı:
    Banyan Ağacı Kutsal Yaşam Sembolü

    Hindular için kutsal olan Banyan geniş örtüsü dolayısıyla ölümsüzlüğü simgelerken havadaki kökleri de ruhlar alemini temsil eder. Filipin mitolojisinde Banyan kötücül cinlerle İblislerin barınağıdır. Yer aldığı Endonezya armasında ulusal birliği sembolize eder.

  • Baobab Ağacı:
    Baobab Ağacı Afrika Yaşam Ağacı

    Görkemli boyutları, uzun ömrü ve dayanıklılığı baobabı Afrika kültüründe saygın bir Yaşam Ağacı haline getirmiştir. Dayanıklılık, koruma ve yaratıcılık sembolüdür. Baobab ağacı genelde geleneksel bir köy toplanma yeridir.

  • Çam Ağacı:
    Çam Ağacı Uzun Ömür ve Dayanıklılık Sembolü

    Çam ağacı güçlü karakter ve erkeklik simgesidir. Yaprak dökmeyen çam ölümsüzlük ve Roma tanrısı Bacchus ile de ilişkilendirilir.

  • Defne Ağacı:
    Defne Ağacı Zafer ve Barış Sembolü

    Kuzey Afrika’da Defne’nin kötülükleri uzaklaştırdığına inanılır Yunan-Roma geleneğindeyse zafer, barış, arınma ve kehanet anlamlarına gelir. Defne tanrı Apollo’nun da alameti ve bir ölümsüzlük sembolüdür.

  • Dut Ağacı:
    Dut Ağacı Bolluk ve Çalışkanlık Sembolü

    Çinliler bu Yaşam Ağacı simgesinin kötülüğü uzak olduğunu düşünürdü; dutu evlat bağlılığı ve çalışkanlıkla da ilişkilendirirmişlerdir. İpek’le bağlantısı (ipek böcekleri yapraklarıyla beslenir) varlık ve tenselliği temsil eder.

  • Erik Ağacı:
    Erik Ağacı Mutluluk ve Dayanıklılık Sembolü

    Japon kültüründe erik çiçeği mutluluk ve iyi talihi simgesidir. İlkbahar, cesaret, zorlukları asma erdemini de temsil eder ve Samuray amblemidir. Çin’de bekaret, güzellik ve uzun ömür anlamına gelir.

  • Ginko Ağacı:
    Ginko Ağacı Umut ve Uzun Ömür Sembolü

    Darwin’in “yaşayan fosil” olarak adlandırdı Ginko Çin tıbbında ömür uzatıcı olarak kullanılır. Umut ve aşkın da sembolüdür. Ginko yaprağı Japonya’da yaygın bir amblemdir ve geleneksel olarak Samurayların bağlılık sembolüdür.

  • Ihlamur Ağacı:
    Ihlamur Ağacı Dostluk ve Koruma Sembolü

    Avrupa’da mutluluk ve güzellik simgesi olan ıhlamur dostluğu da temsil eder. Tanrıça Freya’ya adanmış olması ve geleneksel olarak yıldırım çarpmaz bilinmesi ile ıhlamurlar sembolik köy “muhafızları” haline gelmiştir.

  • Ilgın Ağacı:
    Ilgın Ağacı Çöl Yaşam Sembolü

    Orta Doğu çöllerinde Yaşam Ağacı olarak saygı gören Ilgın ağacı, İncil’de adı geçen “manna” (Musevi bir inayet sembolü) olabilecek tatlı bir reçine salgılar. Mısır tanrısı Osiris için kutsaldı.

  • İncir Ağacı:
    İncir Ağacı Bereket ve Aydınlanma Sembolü

    İlk zamanlardan beri besin kaynağı olan incir Asya, Okyanusya ve Mısır’ın kimi yerlerinde Yaşam Ağacı olarak görülür. Doğurganlık bolluk ve barışı simgeler. Budizm’de ahlak eğitimini temsil eder. İncir yaprağı erkek cinsel organı ile bağdaştırılmıştır.

  • Kayın Ağacı:
    Kayın Ağacı İstikrar ve Kehanet Sembolü

    Sibiryada çok değer verilen kayın istikrar, bolluk ve kehanet simgesidir. Kelt mitolojisinde Fagus (türün adıdır) kayın ağaçları tanrısıydı. Danimarka’nın amblemi olan kayın dayanıklılığı da temsil eder.

  • Kiraz Ağacı:
    Kiraz Ağacı Çiçeği Sakura Gençlik Sembolü

    Çin ve Japonya’nın ulusal amblemi olan kiraz çiçeği (sakura) gençliğin bu çiçek gibi çabucak solan kısa ömürlü tatlılığını simgeler. Yapraklanmadan önce çiçek açma özelliği ile insanın dünyaya çıplak gelişini temsil eder.

  • Meşe Ağacı:
    Meşe Ağacı Güç ve Cesaret Sembolü

    Eril güç ve cesaret simgesidir. Duridler’de kehanetle ilişkili kutsal bir ağaçtı. Keltlerde de saygı duyulan Meşe çeşitli gök gürültüsü, gökyüzü ve bereket tanrılarıyla ilişkili görülmüştür. Yahudiler için ilahi mevcudiyet sembolüdür.

  • Selvi Ağacı:
    Selvi Ağacı Ölüm ve Yas Sembolü

    Ölüm ve yasın batıdaki sembolü Selvi Öte Alem tanrılarıyla ilişkilendirilir ve bedeni koruduğu düşünülürdü; mezarlıklar da kullanılmasının nedeni de budur. Doğu’da fallik biçimli selvi dayanıklılık ve ölümsüzlük sembolüdür.

  • Şeftali Ağacı:
    Şeftali Ağacı Ölümsüzlük ve Mutluluk Sembolü

    Budizm’deki üç kutsanmış meyveden biri olan şeftali, Japon ve Çin kültürlerinde son derece uğurlu bir semboldür. Sevinç, ölümsüzlük ve kadınsı çekiciliği temsil eder. Şeftali kerestesinin kötü ruhları kovduğuna inanılırken dökülmüş çiçekleri de dişilik ve fahişeleri simgeler.

  • Zeytin Ağacı:
    Zeytin Ağacı Barış ve Bilgelik Sembolü

    Eski bir barış, görkem ve ölümsüzlük simgesi olan zeytin klasik ve Yahudi-Hristiyan sembolizmin kutsaldır. Yarışmaları kazanan atletlerin baş yaprakları süslerdi. Tufan’ı ardından bir güvercin tarafından Nuh’a getirilen zeytin dalı Barış’ı simgeler.

VENÜS’ÜN DOĞUŞU
Venüs'ün Doğuşu Botticelli Tablosu ve Sembolizmi

Bu Rönesans sanatı ikonunda, bir deniztarağı kabuğu içinde denizden çıkışı tasvir edilir. Tanrıça kıyıya batı rüzgârlarıyla itilirken bir mevsimler tanrıçası da ona çiçekli bir pelerin uzatır. Efsanenin yalın bir anlatımı olmaktan uzak olan resimde sanatçı eserine pek çok sembolik ayrıntı eklemiştir.

  • Venüs: Geleneksel olarak Venüs bir doğum, bereket, aşk ve cinsel arzu simgesidir. Burada çıplak tanrıça yalnız dünyevi değil, spiritüel aşkın da sembolü. Bazıları bu imgeyi Bakire Meryem’inkine benzetmektedir.
  • Pembe gül: Venüs çiçeklerin tanrıçasıydı, özellikle de pembe gülle özdeşleşmişti. Bu, insan cinselliği ve arzusunu temsil eder.
  • Deniztarağı Kabuğu: Venüs’ün üzerinde durduğu deniztarağı kabuğu önceleri cinsel organlarının sembolüydü. Hristiyanlık bu doğurganlık simgesini dönüştürmüş ve deniztarağı kabuğunu bir diriliş umudu ve yeniden doğuş simgesi haline getirmiştir.
  • Su Perisi: Horae, doğurganlık ve doğumu simgeleyen ilkbahar tanrıçasıydı. Çiçeklere ve mutluluk sembolü olan ve evlilik törenlerinde sıklıkla kullanılan Mersin’e bürünmüş.
  • Zefirler (rüzgarlar): Zefirler Zephyr ile Chloris spiritüel tutkuyu temsil eder. Ruh ve Madde’nin bir araya gelişine yardım ederler.
  • Altın: Tablonun her yanında kullanılan altın rengi resmin değerli obje rolünü vurguluyor ve Venüs’ün ilahi statüsünü yansıtıyor. Altın aynı zamanda mükemmellik, sıcaklık ve aşkın simgesidir.
KUTSAL AĞAÇLAR

Ağaçlar eski zamanlardan beri saygı görmüştür. Besleyicilikleri ve koruyuculuklarıyla Toprak Ana’yı temsil ederler. Ebedi yaşam-ölüm ölüm döngüsünü ve izini halkalar halinde gövdelerine işleyen zamanın doğal anıtları gibidirler. Kökleri yerdeyken göklere yükselişleri ile Cennet, yeryüzü ve evren ile yaratılış sembolü bereket getiren suları birbirine bağlarlar. Kozmik Ağaçlar: Kozmik ya da dünya ağacı pek çok kültürde görülür ve dinamik yaşam gücünü temsil eder. Kozmik ağaç öte alem, yeryüzü ve Cenneti birleştirerek ekseni sayıldığı bölgede özellikle önemli olan bir ağaçtır. Çoğu kültüre göre bu ağaç Cennette ya da kutsal bir dağın doruğunu da yetişir. Üst dallarında göksel habercileri temsil eden kuşlar olabilir; dibinde çöreklenmiş bir yılansa, topraktan çekilen yaratıcı enerjiyi ifade eder. Kozmik ağaç, insanların alçak doğalarını aşarak spiritüel aydınlanmaya doğru yükselebileceği araçları simgeliyor olabilir. Çoğunlukla insanların doğuşuna dair mitlerle ilişkilidir. Yaşam ve Bilgi: Cennette büyüyen Yaşam Ağacı ölümsüzlüğü ve bir döngünün başıyla sonunu temsil eder ve kozmik ağaçların bir başka yönüdür. Nemli Ölüler Diyarı’ndaki kökleri, ölümlüler alemindeki gövdesi ve göklere yükselen yapraklarıyla büyüme, ölüm ve yeniden hayat bulmayı, dolayısıyla da ölümsüzlüğü simgeler. Ağacın gövdesi eril, fallik çağrışımlara yol açarken çoğunlukla meyve verdiğinden Toprak Ana ve bereket ritüelleri ile de ilişkilendirilmiştir. Yaşam Ağacı içlerinde Eski Sümer, Hindistan, Çin ve Japonya’nın da olduğu pek çok kültürde bilinir. Yahudi-Hristiyan geleneğindeki Bilgi Ağacı iyi ile kötüyü bir araya getirişiyle çift yönlüdür ve insanların kovulabileceği cennetsi hali temsil eder. Çiftler halindeki ağaçlar ya da gövdeleri bölünmüş olanlar da çift yönlülüğü temsil eder. Mistisizm ve Meditasyon tersine çevrilmiş ağaç, kökleri ile Cennetten ruhsal destek alarak dallarıyla bunu yeryüzüne yayan bir kozmik ağaçtır. Bir Yahudi Kabala sembolüdür ve çoğunlukla mistisizmle ilişkilidir. Kabala da tersine çevrilmiş Sefirot Ağacı vahyin on aşamasını simgeleyen on alan biçiminde tasvir edilebilir. Budistler için bu dinsel anlamı olan belirli bir ağaçtır. Bodhi ağacının Buda’nın 2500 yıl önce altında meditasyon yaparken Aydınlanmaya eriştiği kutsal incirin soyundan gelme olduğuna inanılır. Bu orijinal ağaç ve onun sürgünlerinden yetişen diğer ağaçların bulunduğu yerler kutsal bilinir.

  • Bilgi Ağacı:
    Bilgi Ağacı İyilik ve Kötülük Sembolü

    İncil’deki İyi ve Kötü Bilgisinin Ağacı ikilik ve dünyevi ile uhrevi olanın ayrılışını temsil eder. Yılan baştan çıkarıcılıktır, meyve ise yasak bilgi simgeler.

  • Mısır Yaşam Ağacı:
    Mısır Mitolojisi Kutsal Yaşam Ağacı Çınar

    Mısır’ın kutsal ağaçlarından biri olan Çınar bir Yaşam Ağacıydı. Yaşam ile ölüm arasındaki eşikte yaradılışın başlangıcını simgeleyen bir höyük üzerinde bitmişti.

  • Bodhi Ağacı:
    Bodhi Ağacı Buda ve Aydınlanma Sembolü

    Buda’nın Aydınlanmaya altında eriştiği kutsal incir ağacı olan Bodhi Ağacı ya da Bo, Bilgelik ve farkındalıkla özdeşleştirilmiştir.

  • Yggdrasil (Yaşam Ağacı):
    Yggdrasil İskandinav Mitolojisi Yaşam Ağacı

    Kuzey mitolojisindeki Yaşam Ağacı devasa bir dişbudak olan ve tanrılar, insanlar, ölüler âlemlerini birbirine bağlayan Yggdrasil’di; köklerinden bir çeşme, ondan da Irmaklar doğardı.

Kaynak:(Görseller hariç) KATHRYN WİLKİNSON / Semboller ve İşaretler / Alfa Yayınları
(Daha fazlası için lütfen kitabı okuyunuz.)