Eter (Yüksek Zihin), dış uzayın görünmez enerjisi, Evren’in beşinci elementidir. Eter, Su, Toprak, Hava ve Ateş elementlerini tek bir bütün halinde birleştirir, aralarında radyo frekanslarından oluşan bir bilgi alanı yaratır (ışık, kozmik radyasyon) ve bu uzay bizi etkiler, ancak bunu hemen fark edemeyiz.
Klinik ölüm sırasında, ruh koridorda uçarken, bu tam olarak eterden örülmüş akışın içindeki harekettir. Eter, sonsuz yaşamımızın ve sınırsız bilincimizin uzay-zamanıdır. Evrenin, ruhsal ve maddi dünyanın uzayı, farklı yoğunluk ve yapısal bağlantılara sahip sürekli bir enerji akışıdır ve daima akışın içindeyiz. Keskin frenleme veya hızlanma sırasında eteri fiziksel olarak hissedebilirsiniz.
Uzay boşluk değildir, vakum değildir. Bilgi potansiyeli taşıyan canlı maddedir. Eter, Evrenin dış uzayının temel görünmez ışık ileten ortamıdır. Elektriksel ve manyetik titreşimler onun aracılığıyla iletilir. Gerçek dünya enerjik çok seviyeli bir ortamdır. Eter her şeye dönüşür, Eter enerjisinin dönüşümü yoğunluğuna ve çeşitli aralıklardaki fraktal titreşimlerine bağlıdır. Eter, şimdiye kadar bildiğimiz madde hallerine serbestçe nüfuz etme özelliğine sahiptir: gaz, sıvı, katı. Eterik ortamın yapısı peteklere benzer hücresel bir yapıdır. Bu, Evrenin mutlak saf ilkel maddesidir, uzayın radyasyonudur. Eter katı, ağırlıksız, kristaldir ve benzersiz bir bilgi deposudur. Bu nedenle eterik kristal ve onun enerjisi hakkındaki bilgi, örtbas edilmiş olup, bilinen tüm mucizeleri ve akıl almaz olayları açıklayabilen gizli bir bilgidir.
Eter elementi, Ruhun arzularını ortaya çıkarmanıza ve yeteneklerinizi ve amacınızı keşfetmenize olanak tanıyan bir olasılıklar alanıdır.
Antik çağların gizemli olayları, açıklanamayan arkeolojik buluntular, erken medeniyetlerin teknik başarıları, eterin serbest enerjisini kullandıklarını varsayarsak anlaşılır hale gelir. Örneğin; Piramitleri böyle inşa etmiş ve Mısır’ın bir ucundan diğerine, rahipler arasında bu şekilde bilgi iletmiş olabilirler.
Mısır’daki eyaletlerin rahiplerinin eterin kozmik enerjisi hakkında bilgi sahibi olduğu varsayılır. Bir nesnenin frekansına göre hesaplanmış bir farkla bir ses frekansı seçerseniz, nesnenin ağırlığını azaltmak (yerçekimini yenmek), kaldırmak ve hareket ettirmek için sesi kullanabilirsiniz. Bu teknolojiler büyük yapıların inşasında kullanılmıştır. Işık ve manyetizma aynı şekilde çalışır. Elektromanyetik alanlar ve rezonanslarını kullanarak ışınlanma efektleri elde edebilirsiniz.
Tapınak kubbeleri, şehirlerdeki zafer takları, Çin pagodaları, Budist stupaları, mantra çarkları, piramitler, Dünya’nın yükselen enerjisi ile Kozmos’un alçalan enerjisinin değişiminin özelliklerine göre inşa edilmiş enerji merkezleridir. Bunlar, gezegenlerin ana yönlerine ve dönüşlerine göre inşa edilmişlerdir. Bu tür güç jeneratörleri, Dünya’nın teurjik kuvvetlerine ve enerji salınımlarına yönelikti.
Etrafımızda gördüğümüz herşey görünmez “Işığın Sesi ve Hareketinden” doğmuştur. Putperestler, Yaratıcının bir tezahürü olarak gökyüzünden yayılan Görünmez Işık’a tapıyorlardı. Kadim insanlar eteri Yaratıcının aracı olarak görüyorlardı. Eter (element) Prana (nefes, yaşam) olarak adlandırılır ve Hinduizm’de nefes alma ile ilişkilendirilir. Bhagavad Gita’da Tanrı Krishna şöyle demiştir: “Her yeri kaplayan büyük Rüzgar her zaman uzayda kaldığı gibi, tüm varlıklar da bende kalır.”
Çin Tao felsefesinde “qi” (buhar, enerji) anlamına gelir. Antik Yunan mitolojisinde, havanın üst katmanına -dağlık, parlak- eter denirdi. Tanrılar bu havayı solurlardı. Anaksagoras ve Empedokles öğretilerinde etere göksel bir madde derlerdi.
Platon, dünyanın eterden yaratıldığına inanıyordu. Aristoteles etere göksel bir madde demiştir ve dört elemente Eter’i eklemiştir: Ateş, Su, Hava, Toprak. Ona göre, dikey, yatay olarak hareket ederler ve niteliklerini değiştirerek birbirlerine geçerler. Eter ebedidir ve diğer elementlere geçmez. Eter enerjisi uzayda dairesel dönüşlerle hareket eder. Her ne kadar eskiler onu inceleme fırsatına sahip olmasalar da Eter, enerjiyi bir mesafe boyunca ileten alan olarak kabul edildi.
Epikürcüler eterin insan ruhunun bir parçası olduğunu düşünüyorlardı. Herakleitos Pisagor ve Platon’la aynı fikirdedir ve ruhu aydınlık, eterik bir varlık olarak tanımlar.
Hint-Aryan kitaplarında Eter’e “Brahmo” denir. Yaratılışın başlangıcı, Yaratıcının düşüncesinden doğan Yumurta’ydı. Erkek değil, dişi değil, “Brahmo”, ebedi, gizli, hakiki, her yerde bulunan Işıktır.
Yunan mitlerinde Ether, bulutların ve dağ dünyasının tanrısıydı. İkinci nesil yeraltı tanrılarından biridir. Tanrı Ether, Erebus’un (Uçurumun Karanlığı) ve Nyukta’nın (Gecenin Karanlığı) oğluydu. Kız kardeşi Hemera (Gündüz) ile evliliğinden çocukları oldu: Uranüs, Gaia, Tartarus, Thalassa. Dünyanın yaratılışının başlangıcında AOUM (AUM veya basitçe OM) kelimesi vardı. Maddede titreşimlere neden olmadan hareket elde etmek imkansızdır ve formların çeşitliliği, eter uzayına hareket veren sesteki farklılığa (titreşim, frekans) bağlıdır.
Eski Hint mitolojisi etere Akasha adını vermiştir; aydınlatılmış uzay, “kesintisiz parlaklık”. “Akasha”, İlkel Ses özelliğine sahiptir.
- Özellik; soğukluk,
- Nitelikler; her şeyi kapsayan, her şeye nüfuz eden, elle tutulamayan, elastik, değişmez,
- İşaret; duyulmaz en ince titreşimlerin sesi,
- Tezahürler; ışık, ses, manyetizma, levitasyon (anti-yerçekimi), telekinezi, telepati, biyodalgalar, burulma alanları, yerçekimi, sezgi, yaratıcılık, fantezi, doğaçlama, bilinç değişkenliği, basiret,
- Mevsim; sonbaharın sonu, yaprakların ağaçlardan döküldüğü zaman,
- Renk; yeşil,
- Duyu organları; işitme,
- Karakter Tipi; öfkeli,
İnsanda tezahür eden, elementlerin enerjisiyle iş birliği yapmalarını sağlayan, büyülü yetenekler veren; manevi bilgi ve uygulamalara, inanca, büyük kişisel güce sahip insanlar vardır.
Büyülü güç herkeste ve eşit miktarlarda bulunur; hem bir azizde hem de sıradan bir ölümlüde. Ancak bir azizde, şamanda veya gezginde eterin enerjisi arınmıştır, yani tek bir yönde akar. Sıradan bir insanda, hayvanda, bitkide, taşta kaos vardır. Ve bu kaos, cehaletten kaynaklanır, bu da illüzyonlara (maya) yol açar.
Yüksek Zihinle temas kurmaya kanallık denir (kanallık, bir iletken aracılığıyla önemli bir talebe verilen cevap sürecidir). Evrensel Zihin’den gelen cevap, tavsiye veya ipucu ise; duygular, duyumlar, sezgiler, hisler, otomatik yazılar, semboller biçiminde gelir.
Mistikler, Druidler, Rahipler, Bilim İnsanları, Firavunlar, İnisiyeler ve Spiritüel Öğretmenler, gizemi öğreti süreçlerini geçtikten sonra bu bilgiye erişebilirler. Eter enerjisi konuşulan söz, düşünceler, imgeler tarafından aktive edilir ve bilinçaltının kayıtlarının açılmasına, başarısızlıkların nedenlerine, şu anda bakış açınızda nelerin eksik olduğuna, durumu nasıl değiştirebileceğinize dair çözümler bulunmasına olanak sağlar. Bu, meditasyon, sezgi veya bir rehber aracılığıyla kendiniz edinebileceğiniz içsel bir bilgidir. Eter bireysel bilincin rezervlerini genişletir, enerji ve yaşam seviyesini burada ve şimdi değiştirir. Bilgi, bir kişiye dünyevi isminin sesiyle sunulur.
Eterik enerji eksikliğinde, kişi maddi dünyaya odaklanmıştır, kendinden emin değildir, inatçıdır. Sezgilerini dinlemeden sadece mantıksal kararlar alır. Boğazda, boynun üst kısmında, köprücük kemiklerinin arasında sorunlar vardır.
Eter elementinin fazlalığında, kişi çok fazla özgürlüğe sahip olur, günlük sorunlardan uzaklaşır, “pembe gözlüklerle” yaşar, uçarıdır, fazla açıktır ve bu nedenle sıklıkla manipülasyona ve aldatmaya maruz kalır.
Eter elementi dengede olduğunda, kişi duygularını kolayca kontrol eder, her türlü değişime uyum sağlar, hayatı şükranla karşılar, başkaları ile ilgili olumlu konuşur, onları yüceltir; ölümü düşünmez.
- Zihninizi her gün temizleyin, düşüncelerinizin kalitesini artırın, duygularınızı yönetin, fiziksel bedeninizi sağlıklı ve dengede tutmaya çalışın, hayal gücünüzü geliştirin,
- Manevi değerler en yüksek enerjiyi verir, bilinci geliştirir. “Bilgi arayan” bir kişi, nereye ve neden gittiğine dair gerekli bilgi ve becerileri, farkındalığı ve anlayışı edinir,
- Yaşamın birliğine inanın, bütün varoluşa, fikirlere, inançlara, insanlara karşı hoşgörülü olun,
- İbadet edin, Tefekkürde olun ve Tanrı’nın adı üzerinde meditasyon yapın, Evrensel kozmosla bağlantıda olun,
- Yıldızlara bakın ve sonsuz gökyüzünde ay ışığının parıltısının tadını çıkarın;
- Kozmoenerji, nefes egzersizleri, yoga gibi yöntemlerle kendi enerjinizi iyileştirmeyi ve dengelemeyi uygulayın,
- İrade gücünüzü gösterin, tetiklenmelere, korkuya, intikam duygusuna, öfkeye, kızgınlığa karşı dayanıklı olun,
- Fiziksel egzersizle aktif kas kütlesi geliştirin.
Kişi yaşadığı olaylarla tasarladığı olaylar arasında uyumsuzluk yaşadığında eterik enerjide azalma meydana gelir; sinirlidir, çatışır, tartışır, öfkelenir. Mümkün olduğunca her anın tadını çıkarın, sinirlenmeyin, korkmayın, çifte hayat yaşamayın. Yaşam süreci “burada ve şimdi”dir, bu sizin şimdiki halinizin anıdır. Dikkatinizi herhangi bir durumda olumlu anlara odaklayın: sırada beklemek, bulaşık yıkamak, kağıtları ve belgeleri ayırmak, işlere yetişememek gibi sıkıştırıcı durumlarda kaldığınızda kalp alanında hafiflik, sakinlik, huzur hissedin, dengede olmaya, kalmaya odaklanın ve gerisini akışa bırakın.
Gerçeklik çok boyutludur, ona dair görüşler çok yönlüdür. İnsan düşünceleri fiziksel dünyada somutlaşır. Kitle iletişim araçları insanlığın olumsuz kolektif bilincini oluşturur. Sonuç olarak, televizyonu bilgi alanınızdan çıkarın. Başkalarını kınayan, suçlu arayan, savaşlar ve çatışmalarla korkutan programlar bilinci negatif ile dolduran düşük titreşimlerdir.
Yaşamın temel görevi bilincimizin titreşimlerini artırmaktır. Bedenin durumu bizi evrenin üst seviyelerine kaldıran bir “asansör” gibi çalışır. Delphi’deki Apollon tapınağında “Aşırıya kaçma” ve “Kendini bil” yazar. Sadece ruhsal kendini geliştirme bir insana evrenin tüm sırlarını açığa çıkarır ve o kendini ve dünyayı tamamen yeni bir kalitede algılar.
Burcu Özkurt
